Kayıtlar

1983 Beyoğlu ve ilk blogger etkinliği

Resim
 2012 yılından bu yana blog yazıyorum, ilk kez bir "blogger etkinliği"ne katıldım. Ama herhangi bir bloggerın daveti ile değil, etkinlikte konuşma yapıp katılımcıları bilgilendirecek olan profesyonel yaşam koçu Selin Günsev'in teşvikiyle.. Selin Antalya İzmirliler Derneği'nden arkadaşım…Tanıyabileceğiniz en güleryüzlü, dünya tatlısı insanlardan..Eğer somurtuk, isteksiz, mutsuz biriyseniz -tabii onun da içini karatmadan:))- hayatınıza Selin gibi insanlar katın, bir anda olaylara ve hayata daha farklı, daha iyimser bir gözle baktığınızı göreceksiniz.. Blogger etkinliklerine neden katılmadığımı da belirteyim: bazı bloglara bakıyorum..kendilerine, ciltlerine (evet cilt bakım bloglarına çok merakım var, okurum), evlerine,vs..uymadığı, içlerine sinmediği, sevmedikleri, inanmadıkları şeyleri sırf hediye edildiği için bu ürünler için bloğa girip yazılar yazıyor, methiyeler düzüyorlar..Instagram'da bu tip taleplere cevap vermeyişimin sebebi bu, dilerim bu yazıyı okudukt...

Bu köşe kış köşesi

Resim
Başlığa aldanmayın, henüz Antalya'ya kış gelmedi...yazın son günlerini yaşıyoruz hala…öğle saatlerindeki 28-30 derecelik hava "vakit olsa da denize girsek" türünden, o derece.. Ama bu cakamız da Ekim sonu gibi biter, bilesiniz..biz de ülkenin dört bir yanındaki diğer faniler gibi "aaa ne ara geldi bu kış" diye hayıflanır dururuz.. Ben pek hayıflanmam gerçi, çünkü mevsim geçişlerini çok seviyorum...o dönem ayrı bir telaş, heyecan oluyor..insanlar yeni diyetlere başlıyor, yeni kararlar alıyor, kendilerinde ya da evlerinde değişime gidiyor.. Yaza geçerken bizim sandalyeleri değiştirmiştik, hatırlar mısınız ( işte burada! ) Berjerleri de değiştirecektik ama babamın rahatsızlığı ortaya çıkınca herşeyi bıraktık öylece..döşemelerini değiştirmek sonbahar geçişinde nasip oldu.. Eski haline dair yalnızca bu fotoğrafı bulabildim:/  Benden size bir tavsiye: Ne kadar albenili, güzel olursa olsun, kesinlikle saten türünde kumaş almayın..üzerindeki işlemeler hala nefis dur...

Gidenin ardından

Resim
Uzun zaman oldu yazmayalı.. Haziran'daki tek yazıyı saymazsak, Mayıs'tan bu yana hayatımda hiçbirşey olmadı mı..olmaz mı..Mayıs'tan bu yana hayatın nasıl geçip gittiğini anlamadım sanırım..çok içaçıcı, sevinçli zamanlar değildi…aslında ben sıkıntılı zamanlarda yazarak, konuşarak rahatlayanlardanım ama bu sefer öyle olmadı, canım yazmak istemedi, "instagram tembelliği" de işime geldi.. Mayıs ayında kanser tedavisi gören babam ani bir rahatsızlık neticesinde hastaneye kaldırıldı.. Baştan sarayım: gerçek biyolojik bağlardan söz edecek olursak, babam diye bahsettiğim aslında kayınpederim..ben kendi babamı 13 yaşında kaybettim, abilerimin özverili sonuçlarını saymazsak, babasız büyüdüm diyebilirim..sonrasında Özkan sayesinde bana yeniden bir baba bahşedildi, hem de ne baba..ketum kişiliğine inat, benimle muhabbet eden, dertleşen, başımız sıkıştığında "babam var ya" deyip arayabildiğimiz, kapı gibi arkamızda duran, dürüstlük timsali bir adam.. Sonra bir A...

Sandalyelere makyaj

Resim
Bizim sandalyelerin hikayesini belki hatırlarsınız.. Bu sandalyeler eşimin çocukluğundan..yıllarca kayınvalidem kullanmış, son 5 yıldır da biz kullanıyoruz.. Bize geldiklerinde acı kahve tonlarındaydı, sonra bize geldi, beyaza boyadık. Kılıflar epeyce yıpranıp kirlenince, değişiklik yapmaya karar verdik.. Değişikliğe karar verdik ama sandalyeleri ne renk yapacağımıza karar veremedik.. Sonra dedik ki "ya acaba bu sandalyelerin iskeleti ne renk?"  Zımparalatmak istedik, dünya paralar telaffuz edildi..eşim de o ara müsaitti, "ben hallederim" dedi. Öncelikle söyleyeyim, bu zımparalama işi gerçekten çok zormuş, özellikle böyle oymalı/işlemeli mobilyalar epeyce uğraştırıyor.. Neyse ki bitti..renk o kadar hoşumuza gitti ki, hiçbir renge boyamamaya karar verdik, sadece üzerini vernikledik, o kadar. Instagram hesabından da duyurmuştum, Mayıs ayı boyunca Persan'da %40 indirim vardı, haki rengi keten kılıflar da oradan temin edildi. İşte eski ve yeni hali.. Sanki sand...

İzmir havadisleri

Resim
Kışlıkları kaldır, yazlıkları çıkar derken önceki hafta İzmir'de neler olduğunu anlatamadım size.. Instagram'da mümkün mertebe paylaşım yapmaya çalıştım ama blog yazmaya ne halim ne de vaktim kalmadı artık oralarda.. İzmir'e ailemi görmek ve bazı işlerimi halletmek için gittim ama herşey öyle güzel denk geldi ki, dostlarımla da harika zamanlar geçirme fırsatı buldum bu sefer..hatta iki arada bir derede festivallere bile katıldım:) Festivallerden ilki, 1. Urla Enginar Festivali idi. Enginar temalı bu festivalde el yapımı çeşitli ürünlerin yanında enginarlı boyoz, enginar çorbası, enginar baskılı yastık ve tabaklar gibi ürünlerin de satışı gerçekleştirildi. Festivali düzenleyen komitede sınıf arkadaşımız Sırma'nın da olması bizi ayrıca gururlandırdı.. İlki karnaval tadında geçen bu festivali önümüzdeki sene kaçırmayın derim..  İzmir'in meşhur Dostlar Fırını da festivale "enginarlı boyoz" ile katıldı. Dostum Deniz'in annesinin festival için hazırladığı ...

Her türlü detoks itina ile yapılır

Resim
Sizde durum nasıl bilmiyorum ama biz eşimle son zamanlarda bu "teknoloji bağımlılığını" çok abarttığımızı farkettik.. Öyle ki, bazen film mi izliyoruz mesela, ellerimizde birer telefon ya da tablet, bir yandan da orada takılıyoruz...Isıtıcıda suyun kaynamasını beklerken Instagram'da yorum yazıyoruz, Facebook'ta arkadaşımızın fotoğrafına yorum yapıyoruz, tableti elimize aldığımızda -işte bu konuda eşimin tek ofsaytı yok, o oyun oynayan zavallı benim!!- "hadi bir tur Candy Crush oynayayım bir yandan" diyoruz.. Sonra birgün farkediyorsun ki, daha az film izliyorsun, daha az okuyorsun, arkadaşlarınla karşılıklı kahve içip muhabbet etmek yerine bir bakıyorsun Facebook hesaplarındaki fotoğraflara yorum yazar olmuşsun:// 10 gün önce eşimle bir karar aldık, belli saatler aralığında telefon, tablet, pc..hepsini kaldırmaya karar verdik..bilhassa telefonlar..son 1 haftadır gayet iyi gidiyor. Facebook hesabımı blog sayfasında paylaşım yapmak dışında neredeyse hiç kul...

Beklenen bahar

Resim
Farkında mısınız, bu sene bir türlü bahar gelmedi.. Geçen seneye kadar bu zamanlar Antalya'da bir tişört ve ince bir gömlekle gezerdik ama daha geçen hafta hala kabanımı giyiyordum buralarda:/ "Ya bu havalar niye böyle oldu son yıllarda, anlamadım gitti, çok dengesiz!!" diyenleri de ben anlamıyorum!! Yaşadığımız şu güzelim dünyaya kötü davranıp elbirliği ile mahvettik, artık herşeyi bekleyelim..mevsimler de şaşar, güneş daha da fazla yakar, buzullar da erir... İşte o hepimizin -aslında genelleme yapmamak lazım, çünkü eşim gibi alerjileri bol olan arkadaşlar bahar aylarından nefret ediyorlar:))- beklediği bahar nihayet geldi.. Birkaç gündür içim pırpır..her sabah hafif bir kahvaltı sonrası sahilde yürüyesim, kışlıkları üst dolaplara saklayasım, bu güneşli havalara uygun saksılar, çiçekler alasım, diyet yapasım, açıkhavada daha fazla takılasım, her açıdan hafifleyesim var.. Biz bu ara evi kış modundan bahar/yaza geçirme niyetindeyiz..aşağıdaki bahar görüntülerini çok se...