Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İyi Seneler!

Resim
Selim Efe'nin yeni başlayan okulu, ardından ısırıkla oluşan alerjileri, laranjit hastalığıyla tanışmamız derken bir türlü buraya yazma fırsatı bulamadım..ama yeni yıl yazısı yazmadan, sizlerle burada kutlaşmadan içim rahat etmedi:-)

Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz...2013 hepimize başta sağlık olmak üzere, huzur ve bereket getirsin, keyifli, bol muhabbetli, bol seyahatli, gönlünüzden geçenin gerçekleşeceği bir sene olsun!

Bu geceyi nerede ve nasıl geçireceksiniz bilmiyorum ancak bizde yıllardır yeni yılı evde karşılamak bir ritüel halini aldı, evde aile ve dostlarla geçirilen yılbaşı gecelerini çok seviyorum:-) Bu sene de isabet oldu, çünkü dünden beri Antalya'da inanılmaz bir yağmur ve soğuk -yani 10 derece bizim için gerçekten soğuk bir hava!:-)- var! Ritüel demişken, bir başka ritüelimiz de gece yarısını geçtikten sonra kapıda nar kırmak, yuvamıza bereket getirsin diye...şiddetle tavsiye ederim!:-)

Çevremdeki ve evimdeki yeni yıl hallerini de sizlerle p…

Çocuklu mu çocuksuz mu?

Resim
Geçen yıl bu zamanlardı; eşimle Budapeşte, Viyana, Prag turu yapmaya karar verdik. Aslında ilk etapta niyetimiz sadece Prag'ı görmekti, ancak bilhassa Budapeşte'nin tek destinasyon olarak gidilmeye değer bir yer olmadığını öğrendiğimizde, Viyana ile Budapeşte programını da Prag'a dahil etmeye karar verdik.

Bir önceki yazımda bahsetmiştim; eşimin işi sebebiyle, bizim yazın seyahat etme gibi bir olasılığımız yok...dolayısıyla Aralık ayı demek bizim için seyahat ayı demek son yıllarda. Bu geziye Selim Efe'yi götürüp götürmeme konusunda pek kararsız kaldığımızı söyleyemem; kendisini direkt babaanne, dede ve anneannenin şefkatli ve güvenilir kollarına bırakmayı tercih ettik.

Yolculuğa başladığımız günden itibaren ne kadar isabetli bir karar aldığımızı farkedip içimiz rahatladı, zira her sabah 06.00 departlı bir koşturmaca ve 7-10 derece sıcaklıkta -Antalya'nın ikliminde yaşayan biri için bu bile çok soğuk bir hava:/- 1,5 yaşındaki bir bebeği oradan oraya sürüklemek tam …

Ben geldimmmmmm!:-)

Resim
Herkese merhaba,
İtiraf etmeliyim, buraya sanki yüz yıldır yazmıyor gibiyim! Sizde de olur mu bilmem ama ben bir yerlerde 1 haftadan fazla kalamıyorum, yatağımı, evimi, düzenimi özlüyorum. Her uzun süreli gidişimde hem kendime hem eşime "bir daha bu kadar uzun süreli kalmayacağımıza" dair söyleniyorum ama bir sonraki yolculukta yine aynı olaylar tekerrür ediyor!:-) Bir de işin en can sıkıcı kısmı, eşimin işi sebebiyle yazları tatil yapamıyor oluşumuz...bu da kışlık kalın kıyafetleri valize sığdırma konusunda ekstra bir hüner gerektiriyor!:-)

Neler oldu bu geçtiğimiz birkaç hafta içerisinde? Bol bol gezildi, dostlar, aileler görüldü, hasret giderildi, bolca da yemek yenildi:-) Bu kez hem İstanbul'da hem İzmir'de uzun süredir görüşemediğim dostlarımı görme imkanım oldu; bu uzun seyahatin benim için en keyifli kısmıydı...

İşte bu dost ziyaretlerinden biri de üniversiteden sınıf arkadaşım Giuseppe'ye yapıldı. Önce tüm arkadaşlar grup halinde çok keyifli bir buluşma g…

Biraz mola...

Resim
"Sanki son zamanlarda çok yazıyormuş gibi bir de moladan bahsediyor" dediğinizi duyar gibiyim:-) Son zamanlarda yaşadıklarımı bir önceki postumda anlatmıştım, şimdi de aileye, sevdiklere, dostlara kavuşma durumu var..İzmir'de, İstanbul'da..

Ailece seyahat etmeyi çok sevip, her fırsatını bulduğumuzda bir yerlere kaçmayı ilke edinsek te, bu işin içinde sevmediğimiz -daha doğrusu "sevmediğim" zira bu benim görevim:-(- tek bir nokta var: valiz hazırlamak. Ne yazık ki yarım saatte valiz hazırlayan o pratik şahsiyetlerden değilim ve ne yazık ki ben de pekçok Terazi gibi kararsızım, öyle hemencecik valize koyulacaklara karar verip işi bitirenlerden olamadım hiç:/

Yazacak, paylaşılacak çok şey birikti, 15 gün sonra kaldığımız yerden paylaşıma devam... Facebook'taki insanın içini açan "günaydın çiçekleri"ni yine elimden geldiğince koymaya çalışacağım..

Manidar bir şarkıyla noktalamak isterim:-)
Hadi kaçtım!
Görüşmek üzere..


Bugünlerde neler oluyor?

Resim
Birkaç gündür yazamıyorum, daha doğrusu içimden yazmak gelmedi.. Uzak bir akrabadan ziyade, çok yakın bir aile dostumuzu kaybettik... Ölüm karşısında tepkiler farklıdır, ben sağlam durmaya çalışırım...sanırım beni en çok üzen "o kişiyi bir daha göremeyecek olma" duygusu..
En başında söylemiştim size, Kasım hüzünlüdür diye...bir hafta önce şaşırıyordum, "ne kadar harika bir Kasım geçirdik böyle, kedersiz" diyordum ancak Kasım son haftasında çalımını attı yine bana..
Neler yapıyorum peki bu aralar? Fotoğraf çekiyorum, tıpkı yukarıdaki gibi doğa fotoğrafları..biraz hüzünlü ama bu ara hem benim gözüm, hem Antalya böyle..
Ben kitapevlerinde "çok satanlar" listesiyle pek ilgilenmiyorum, daha çok sadık olduğum yazarlar var, önceliği onlara veririm; yeni bir kitabı çıktıysa tercihim o yazarın kitabı olur...tıpkı birkaç gün önce aldığım Amin Maalouf'un "Doğu'dan Uzakta" sı gibi..Kitap hakkında henüz yorum yapamayacağım, çünkü onu en sona sakladım...siz…

24 Kasım

Resim
İlk öğretmeninizin adını hatırlıyor musunuz? Benim öğretmenimin ismi Kadir Bacanak'tı. Hem korkar, hem de çok severdim kendisini, bende emeği büyüktür.

El işi dersimiz vardı, ben daha o zamanlardan el işi konusunda tam bir felaket olduğum için, yapılan işlere not verme dönemi geldiği zaman, annemin ördüğü küçük bir örtüyü alıp götürdüm. Sonuç? İnanmadı tabii:-) İnanmadığı gibi bir de ceza aldım...iyi ki almışım, onun sayesinde bir daha yalan söylemedim, bahane de bulmadım:-)

İlkokulu bitirdiğim gün kendisiyle birkaç fotoğrafım var, hala saklarım..fotoğraflara bakıyorum da, hepsi de ondan ayrıldığım için mutsuz, suratım asık ve ağlamaklı..

Ortaokuldayken babamı kaybettim, Kadir Bacanak evimize gelmiş, yine yanımdaydı..

Aradan yıllar sonra üniversite öğrencisiyken tesadüfen buldum kendisini, gittim ziyarete..hemen hatırladı ve nasıl heyecanlandı anlatamam..aynı şekilde ben de öyle..:-)

Sonra pekçok öğretmenim oldu. Düşünüyorum da öğretmen konusunda çok şanslıydım, ortaokulda, lised…

Kırmızı Dekorasyon

Resim
Dekorasyonda kırmızıyı çok seviyorum.
Benim kırmızı sevgim duvarları boyama aşamasında olmasa da, dekorasyona birkaç kırmızı detay katmak hoşuma gidiyor:-)

Benim için kırmızı kış rengi demek...kış geldiğinde kullandığım 2 adet keçe yastığım var, kırmızı detaylı, onları kanapeye koyduğum an ortama bir sıcaklık geliyor. Yeni yılın da yaklaştığı şu günlerde kırmızı detaylı aksesuarları pekçok mağazada bulabilirsiniz.
Bunlar benimkiler, yenilerini de eklemeyi düşünüyorum bu sene:-)


Mesela düz renk bir kanapeye -bilhassa beyaz, krem, bej, lacivert, mavi renklerde bir kanapeye- bir ya da birkaç kırmızı kırlent ekleyin, oluşan sıcak ve samimi ortama inanamayacaksınız! Ben genelde kırmızı, mavi ve bej yastıkları birbirine karıştırmayı seviyorum...yani herşeyin kıpkırmızı olması bana göre değil, birkaç detay yeterli..

Bunlar da dekorasyonda kırmızı  örnekler..