24 Aralık 2012 Pazartesi

Ben geldimmmmmm!:-)

Herkese merhaba,
İtiraf etmeliyim, buraya sanki yüz yıldır yazmıyor gibiyim! Sizde de olur mu bilmem ama ben bir yerlerde 1 haftadan fazla kalamıyorum, yatağımı, evimi, düzenimi özlüyorum. Her uzun süreli gidişimde hem kendime hem eşime "bir daha bu kadar uzun süreli kalmayacağımıza" dair söyleniyorum ama bir sonraki yolculukta yine aynı olaylar tekerrür ediyor!:-) Bir de işin en can sıkıcı kısmı, eşimin işi sebebiyle yazları tatil yapamıyor oluşumuz...bu da kışlık kalın kıyafetleri valize sığdırma konusunda ekstra bir hüner gerektiriyor!:-)

Neler oldu bu geçtiğimiz birkaç hafta içerisinde? Bol bol gezildi, dostlar, aileler görüldü, hasret giderildi, bolca da yemek yenildi:-) Bu kez hem İstanbul'da hem İzmir'de uzun süredir görüşemediğim dostlarımı görme imkanım oldu; bu uzun seyahatin benim için en keyifli kısmıydı...

İşte bu dost ziyaretlerinden biri de üniversiteden sınıf arkadaşım Giuseppe'ye yapıldı. Önce tüm arkadaşlar grup halinde çok keyifli bir buluşma gerçekleştirdik, ancak Gius 2 gün sonrası için "makarna daveti" yapınca, çocukluğumdan beri dizginleyemediğim makarna aşkım bir anda benden önce "evet!"deyiverdi! Sizlerin tepkisini çekmemek adına pesto soslu makarna tabağımı bilhassa fotoğraflamadım!:-) Ancak itiraf etmeliyim ki uzun süredir bu kadar lezzetli bir makarna yememiştim! Gius'ten en yakın zamanda tarifini alıp burada sizlerle paylaşacağım. (Not: Kış kurabiyesini de unutmuş değilim, sadece tarifi bir türlü bulamıyorum evin içinde:/)

Tarif demişken, bir de harika bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Giuseppe'nin annesi ve 3 arkadaşı unutulmaya yüz tutan levanten yemeklerinin tariflerini binbir emekle toparlayıp Türkçe ve İngilizce'ye çevirerek "Mutfak Tarihinin Levanten Tarifleri" adında bir kitap yayınlamışlar. Kitabın tüm geliri hayır kurumlarına bağışlanıyor.



Peki "levanten" ne demek? Levanten, genellikle 19.YY'da Batı'dan gelip Doğu'ya yerleşip kök salan yabancı uyruklu kimselerdir.

Kitapta mezelerden ara sıcaklara, ana yemeklerden soslara, poğaçalardan reçellere, tatlılara, pastalara kadar pekçok tarif var. Denedikçe burada sizlerle paylaşmaktan keyif duyacağımdan emin olabilirsiniz.

"Hoşçakal şarkısı" yayınlamayı özledim, finali yine şarkıyla yapalım:-)




6 yorum:

  1. ayşecim hoşgeldin,
    demek istanbula geldin :)
    özledik çiçeklerini..
    sevgiler

    YanıtlaSil
  2. hoşbulduk Şebnemcim!
    evet İstanbul'a geldim, o trafikte aldım boyumun ölçüsünü, afakanlar bastı:-)
    bugün itibarıyla çiçekler Facebook'ta tam gaz devam:-)
    öperim

    YanıtlaSil
  3. Hoşgeldin sevgili Ayşe.

    http://www.youtube.com/watch?v=mhVWHDxdd-U

    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  4. hoşgeldin bizde senin yazılarını özledik.
    bend eevimden uzakta kalmayı sevmiyorum annemde bile :)

    YanıtlaSil
  5. Betül merhaba!:-)
    Bu video değil de, sadece bir ses kaydı olsaydı, şarkı söyleyen hanımefendinin 20-25 yaşlarında olduğuna bahse girebilirdim!:-)
    Teşekkür ederim!
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  6. Kadis selam!:-)
    Ben de sizleri özledim!
    Mümkün mertebe sık yazmaya çalışacağım!
    Sevgiler

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email