Kayıtlar

Temmuz, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ütü dediğin..

Resim
İnsan bazen birşeyi yitirmeden, o şeyin hayatında ne kadar önemli yer kapladığını farkedemiyor. Misal, ütü..
Geçen hafta ütüm bozuldu. 3 kişi olduğumuza aldanmayın, bizde çamaşırhaneyle yarışacak kapasitede ütü potansiyeli olduğu için, birkaç gün öncesine kadar ciddi bir kabus yaşadım:/ Buhar vermeyen, sadece ısınan bir şeyle deli gibi ütülemeye çalışıyorum...gömlek elimde kırış kırış,  açılmıyor, enerji ve zaman kaybı da cabası..
"Ehhhh, yeter" diyip önce yakın çevremde, daha sonra da internette ütü araştırmalarına giriştim. Bizim duruma en uygun ütülerin buhar kazanlı ütüler olduğu ortaya çıktı. Yani sıkça çamaşır yıkayan, ütüsü çok birikenlerdenseniz, bu ütüler biçilmiş kaftan..
Yakın çevremde buhar kazanlı ütü kullananların sayısı az.. Sanırım sadece ağabeyim var. Ütü konusunda çok hassas olup, evdeki tüm ütüleri kendi yapan bu kaçık zatın fikirlerini almam önemliydi:) O neredeyse 10 yıldır bu ütülerden kullanıyor, çok memnun..
Buhar kazanlı ütüde karar kıldıktan sonra, sıra hangi…

Mutfak masası

Resim
Bizim balkondaki değişikliği yakın zamanda sizlerle paylaşmıştım.
Balkondaki yemek masası gidince, evimizde sadece salondaki büyük masa kaldı.
Mutfakta yemek masası yok biliyorsunuz, eski hali bu şekilde..
Bu durumda mutfağa masa almak farz oldu.

Aslında şu tipte bir servis arabası almayı düşünüyordum önce..
Fakat üzerinde yemek te yiyebileceğimiz küçük bir masanın daha işlevsel olabileceğine karar verdim..bunun üzerine masa arayışına giriştim.
Sorun şu ki, mutfak masası istediğinizde kahverengi ve metal dışında çok ta fazla seçeneğiniz yok...beyaz bir masa buldum ama onun da ebatları bizim mutfağa uymadı:/

Sonuç?
İstemeye istemeye, kahverengi bir masada karar kıldım.
Ve oğlum kreşe başlar başlamaz bir ahşap boyama kursuna gitmeye karar verdim:))
Zaten evde o kadar çok boyanacak malzeme var ki,  bu hobiyle uğraşanların iştahını kabartacak türden..:)

Neyse..
Masa geldiğinde bu haldeydi.
Pardon!
Yastıklar bile yoktu:) Yastıklarla bir markette karşılaştım:)

Henüz boya işleriyle ilgili olm…

Cennette soluklanma

Resim
Turizm mesleği dışarıdan göründüğü kadar sevimli değildir.
Mesela "yaz tatili" gibi bir lüksünüz yoktur.
Biz eşimle tek yaz tatilimizi evlendiğimiz yıl yapmıştık, o da zaten bizim balayımızdı:)

Ama kısa tatillerimiz var.
Yani onlara "tatil"den çok "soluklanma" demek daha doğru olur...eşimin izin günlerinde bazen Antalya dışına çıkarak kendimize bir "soluklanma" fırsatı veriyoruz.

Baştan söyleyeyim: bu yazı çokça görsel içerir!
O kadar nefis şeyler gördü ki bu gözler, sadece kendime saklamak istemedim, çünkü güzel olan şeyler paylaşınca daha da güzel..

Geçtiğimiz haftasonu Serkan İzmir'den Kaş'a tatile geldi.
Serkan benim çocukluk arkadaşım...yıllardır hiç kopmadık, kıymetlilerimden biridir.
Onun deyimiyle "Genesis'in I can't dance albümü çıkmadan önce tanışıyoruz" :)
Kaş'a geleceğini öğrenince, eşimin izin gününde basıp yanına gittik.
İyi ki de gitmişiz.
Çünkü Kaş resmen dibimizdeki, farketmediğimiz cennetmiş..

Utana…

Banyolarımızda sanatsal çalışmalar:)

Resim
Eski okurlar hatırlar, BURADA bol tablolu tuvalet ve banyolar paylaşmıştık. Benim için duvarı boş olan ev, çıplak ev demek...mesela salonda hala asmadığım -çünkü eşim eski tablolarımızı beğenmiyor, yenilerini istiyor, biriktirmedeyiz- tablolarım var, bana çok çıplak geliyor, sevmiyorum.
Ve geçenlerde tesadüfen, birkaç tabloyla karşılaştım, gördüğüm an kurduğum ilk cümle "aaaaa, bunlar bizim banyolarda çok güzel olur!" oldu. 
Tablolar azıcık eşimin müsait olmasını kenarda köşede beklediler ama olsun, nihayet yerlerine yerleştiler. Bu tip işleri hiç bekletmeden, anında yapan eşler var mıdır, bilmiyorum..eğer aramızda böyle biri ya da böyle bir eş varsa saygıyla şapka çıkarıyorum kendisine:)
Ve bizim büyük banyoya geçelim. Tabloları havluluğun oradaki boş duvarın en sağına uyguladık ki, yenileri geldikçe kendilerine yer bulabilsinler.
"Le Bain" yazılı metal tablo Madame Coco, diğerleri Pera Bulvarı adlı internet sitesinden. Ustamız ortadaki prizi hangi düşünceyle yerleştirdi …

Smyrnetalya 1 yaşında!

Resim
Herşey tam 1 yıl önce bu yazı ile başladı.
Bir hevesle..ve aslında acemice:)
Gözüme takılanları, sevdiklerimi, dinlediklerimi, okuduklarımı, izlediklerimi...kısacası "periskopuma takılanları"sizlerle 200 yazıdan beri paylaşıyorum.

Burası geçen sene yazılarıma başladığım köşe..
Sonra havalar güzelleşince balkona taşındık, şimdi aşırı sıcaklar başlayınca yeniden eski dükkandayım:)

İlk zamanlar Smyrnetalya (simirntalya) benim için bir "hobi" gibiydi, kabul ediyorum. Ama iş artık öyle bir hale geldi ki, elimde telefon -en kısa zamanda fotoğraf makinesi kullanmayı öğrenmeliyim, bu akıllı telefonlardan daha karmaşık olamazlar herhalde:)- her yaptığım, her beğendiğim şeyin burada kullanmak üzere fotoğrafını çekiyorum!:)

Bugün blogumu kutlamak amaçlı, ilk kez muffin yaptım.
Sonuç? Tabii ki berbat oldular!:))
Her ne kadar çok fazla yorum yapmasanız da, her geçen gün sayımızın daha da fazlalaştığını bilmek beni yeni şeyler paylaşmak konusunda motive ediyor. Smyrnetalya'yı …

Cindy Crawford'un fakirhanesi

Resim
90'ları yaşayanlar bilir: Victoria Secret melekleri henüz karınlarda vitamin bile değilken, Cindy Crawford, Linda Evangelista, Naomi Campbell, Christy Turlington, Kate Moss efsaneleri vardı:)

Ancak o zamanlar "supermodel" denildiğinde, Cindy Crawford açık ara önde giderdi. Artık imzası haline gelen beni, verdiği pozlar, katıldığı defileler ve tüm kızların rüyası Richard Gere ile yaptığı evlilik ile uzun süre gündemde olmayı başardı.
Sonra "rüya çift" aniden ayrıldı: Richard Gere, Cindy'yi pek "boş" bulduğunu ima ederek, evliliği sona erdirdi.
Ardından Crawford Amerikalı eski bir model ve işadamı olan Rande Gerber ile evlilik yaptı, çocuk doğurdu, mankenliği bıraktı. Şimdilerde aynı adamla evliliği devam, 2 çocuğu var, sinema ve reklam oyunculuğuna devam ediyor...ve hala güzel!:)

İşte bu güzel kadının Malibu sahilinde yer alan evine yer vermişler geçenlerde..
Bazı detayları sevmesem de, ev genel anlamda rahatlık üzerine dekore edilmiş, bunu çok sevd…

Keyif köşeleri

Resim
Sizlerin de evde keyif yapmak için sıklıkla kullandığı köşeler var mı? Ben son günlerde en çok balkon ve misafir/hobi odasındaki kanapeleri kullanıyorum. Balkondaki köşemi önceden de görmüştünüz: Burası da hobi/misafir odamızdan bir köşe.. Haklısınız, bu odayı sizinle paylaşma fırsatı bulamadım...kitaplık dışında. Aslında paylaşma zamanının gelmediğini söylemek daha doğru olur, çünkü bu odayı hala çok sık kullanmadığım için, ihtiyaca göre düzenleyip daha sonra sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.
Sabah saatlerinde balkon nefis...çok güzel esiyor. Öğle saatlerinden akşama kadar olan zaman diliminde ise bu oda harika oluyor. Burada saatlerce dergi/kitap okumak, internette gezinmek, film izlemek çok keyifli..
Sizlerin keyif köşeleri var mı? En çok evin hangi bölgesinde vakit geçirmekten hoşlanıyorsunuz?
Bunlar da sevdiğim diğer keyif köşeleri: En sevdiğimi, hatta hayalini kurduğumu, en sona sakladım:) Sevgiler:)