24 Nisan 2014 Perşembe

Sarı

Sanırım bronzlaşma ile ilgili bir sorunum olmadığından olsa gerek, yaz aylarında sarı renkte kıyafetler giymeyi çok seviyorum.

Evde ise sarı kullanmayı çok tercih ettiğim bir renk değil. Benim tercihlerim genellikle mavi, lacivert, beyaz ve kırmızıdan yana..
Ancak son zamanlarda sarı objelere fazlasıyla göz atar oldum, sanırım sarı bir yastıkla şansımı deneyeceğim:)

Hazır bahar temizliklerinin yapıldığı şu günlerde evinize birazcık canlılık ve neşe vermek istiyorsanız,  ona sarı bir detay hediye edin.
Sevgiler
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

22 Nisan 2014 Salı

Bahar kokan evler

Bu aralar en fazla duyduğum kelime "detoks".
Kimisi gardrobu için detoks yapıyor, kimisi fazla kilolarından kurtulmak için, kimisi de evi için detoks yapıyor.

Biz bu detoks olayını pek bir ağırdan aldık, zira evin ilaçlanmasını bekledik.
İlaçlama demişken, şu aralar bu işi yaptırmayı düşünenler varsa en uygun zaman..Eğer iş Mayıs ortası ve sonrasına kalırsa geçmiş olsun..çünkü o zamana kadar tüm haşereler yumurtlama dönemlerini tamamlamış oluyorlar, bilginize.

Bizim ilaçlama işimiz bitti, şimdi temizlik zamanı..
Dolap içleri düzenlenecek, fazlalıklardan kurtulunacak, koyu renk tekstiller bir sonraki kış için depolanıp açık renkler evin her yerini kaplayacak, saksılara birkaç yeni çiçek daha dikilecek..
Bu hafta işim çok anlayacağınız:)

Ben temizlikle uğraşırken bu kareler de evlerinize baharı taşımak için sizlere fikir versin..
Sevgiler
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

20 Nisan 2014 Pazar

Marquez'in ardından

Gabriel Garcia Marquez ile üniversite yıllarında tanıştım.
Ben de pekçok Marquez okuru gibi "Yüzyıllık Yalnızlık"ile başladım, sonra gerisi geldi, bir hayranlık başladı...hatta görseldeki kitap ta ilk İspanyolca öğretmenim Güneş'in hediyesi..

Sizde de olur mu..
Beğendiğim bir isim varsa, yaptığı iş hakkında yapılan iyi/kötü eleştirileri önemsemem, mutlaka izlerim..Mesela Amin Maalouf'un yeni bir kitabı çıktıysa, mutlaka alıp okurum ya da ne bileyim Woody Allen, Christopher Nolan ya da Ferzan Özpetek'in yeni bir filmi varsa hemen izlemeye çalışırım, kritikleri önemsemem..İşte Marquez'in kitapları da benim için öyleydi..

Haftasonu İstanbul'daydım.
Marquez'in gidişini öğrendim.
Zaten birkaç senedir hakkında sürekli hastalık ve ölüm haberleri kol geziyordu, sonunda gerçek oldu.. 

Hani bazı filmler vardır, zaman geçer, tekrar izlersiniz.
Bazı şarkılar vardır, eskimez.
Bazı kitaplar vardır, bir süre sonra yeniden okuması çok keyiflidir.
İşte Marquez'in kitapları da öyleydi.

Huzur içinde yatsın.

Marquez'in ana dilinden bir şarkıyla gideyim..
Sevgiler
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

16 Nisan 2014 Çarşamba

Eklektik

1,5 senedir bir dünya konu yazmışım.
Ama eklektik dekorasyonun ne olduğundan hiç bahsetmemişim..

Eklektik en ama en sevdiğim dekorasyon şekli.
Komiktir, 7-8 sene önce eşimle evimize eşyalar almaya başladığımızda, bu tarzı sevdiğimizi bilmiyorduk, bizimki tamamen spontane gelişti.. Herşey oluştuktan ve tesadüfen bir yerde okuduktan sonra bizim evin tarzının bu olduğunu anlamıştık:) 

Bu evde de dekorasyon şeklimiz değişmedi; bir dekorasyon tarzını sürdürmek, herşeyi takım yapmaya uğraşmak bizi boğduğu için, değişiklik istesek te, yine evi aynı halde döşenmiş bulduk:)

Nedir peki eklektik dekorasyon?
Çok karmaşık anlatmayacağım: eski ile yeninin buluşması, dönemlerin ve renklerin ahenkli bir şekilde birbirine kaynaşması diyelim.

Bu tarzın en keyifli özelliği, birbirine benzemeyen mekanların ortaya çıkması, tamamen o evde yaşayanların zevkine, tercihlerine uygun seçimler yapılması..

Mesela, klasik tarzda bir masa ile modern sandalyelerin kombin edilmesi gibi..
Mesela modern ayna çerçevesi ve apliklere, klasik türden bir lavabo, eskitme seramikler ya da uzakdoğu işine benzer bir komodinin eşlik etmesi gibi..
Mesela eski bir el dokuması kilime, pleksiglas bir sandalyeyi yakıştırmak gibi..
Tamamen beğeninize, gözünüze ve hayal gücünüze kalmış..
Sevgiler
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

15 Nisan 2014 Salı

Fener aydınlatmalar

Benim avizelerle aram pek iyi değil...aslına bakarsanız benim her daim gönlüm lokal aydınlatmalardan yana..
Bizim evde mutfak dışında hiçbir yerde avize yok.
Fener şeklindeki aydınlatmalar avizeye güzel bir alternatif bence..

Biz de antrede tercihimizi fener aydınlatmalardan yana kullanmıştık.
İlk önce "fazla ışık verir mi?" sorusunu sorduk kendimize ancak girişteki abajur da işin içine girince, aydınlık bir antremiz oldu.
Antrenin güncel fotoğraflarını çekmeliyim en kısa zamanda, görsel ortasındaki o koca blog linki şimdi çok rahatsız etti beni:)
Bizim fenerler ortalama boyda..
Bir de bu fenerlerin çok daha büyük boyları var...çok ta şıklar..
Eğer kullanacağınız mekan büyükse, bu büyük fenerlerden rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Türk işi fenerler..
Renklerini çok beğeniyorum..ancak ne yazık ki fazla ışık vermiyorlar..
Koçtaş gibi yapı marketlerde satılan kağıt fenerleri biraraya getirip büyükçe bir aydınlatma oluşturabilirsiniz.
Sevgiler
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...