29 Ağustos 2014 Cuma

Yeni ufuklar2

Geçenlerde Yeni Ufuklar başlıklı yazıda salonumuz için aldığımız yeni dolaptan bahsetmiştim.
Ancak sonradan farkettim ki, başlık neden "yeni ufuklar" oldu, bundan bahsetmemişim..

Yeni ufuklar, çünkü yeni dekorasyon denemelerinde bulunuyorum bu ara..
Provençal/country denen tarzı gerçekten seviyorum bilhassa Fransızlar'ın uyguladığı provansal tarzı çok ama çok severim ama bu ara her yer o kadar aynı türden mobilyalarla doldu ki, ben bundan sıkıldım sanırım..

Tam da bu bıkkınlık esnasında karşılaştığım bu masaya ilk görüşte aşık oldum.
Zaten bir önceki masamızın ayaklarıyla sorunlar yaşıyorduk, böyle çok sevdiğim birşey görünce de eski masamıza veda ettik.
Bu masa işine en çok sevinen eşim oldu, çünkü böyle ahşap+metal karışımı maskülen, endüstriyel bir mobilya onun çok hoşuna gitti:)

Endüstriyel tarzla ilgilenenler için, geçen sene yayınladığım yazı burada ..
 Masanın en pratik yanı, kilitlenen tekerlekli ayakları...bu tekerlekler sayesinde halının temizliği çok daha kolaylaştı.
 Sandalyelerimi değiştirmeyi kesinlikle düşünmüyorum çünkü eşimin çocukluğundan kalma ve çok seviyorum.
Yalnız kılıflarında bir değişiklik yapma fikri var aklımda..bakalım..

Herkese keyifli bir haftasonu diliyorum.
Sevgiler..
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

22 Ağustos 2014 Cuma

Uçansu Şelalesi

Yaklaşık 10 gün önce Hürriyet gazetesinin Akdeniz ekinde bir fotoğraf dikkatimi çekti.
"Bu şelaleyi görmeden Antalya'dan dönmeyin" diye sesleniyordu tatilcilere..

Fakat atladıkları birşey vardı: sadece tatilciler değil, Antalya'da yaşayanların da büyük bölümünün Uçansu Şelalesi'ni bildiğinden emin değilim..
Nitekim, gerek Instagram'dan, gerekse Facebook'tan gelen tepkilerden düşüncemde haklı olduğumu anladım; Antalya'da yaşayanların büyük bölümü Uçansu'yu bilmiyor..

Uçansu Şelalesi Serik'e gelmeden bir orman içinde..
Tarifini yapmak biraz zor ancak Gebiz Köyü'ne vardığınızda yolu sorun, tarif ediyorlar.

Eğer tatil amaçlı buralara yolunuz düştüyse ya da Antalya'da yaşıyorsanız, Uçansu Şelalesi keyifli bir haftasonu etkinliği olabilir..
Üstelik suya girmek serbest;)
 Hayatında ilk kez şelale gören -Kurşunlu'ya gittiğinde çok küçüktü- Selim Efe çok mutluydu:)

 Uçansu'da sadece tek bir işletme var, o da sadece turist gruplarına öğle yemeği veriyor.
Dilerseniz kafeden içecek alabilirsiniz ancak hepsi bu kadarla sınırlı..aç gitmeyin ya da yanınızda yiyecek birşeyler bulundurun derim.
Herkese keyifli bir haftasonu diliyorum..
Sevgiler
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

21 Ağustos 2014 Perşembe

Yeni ufuklar

Bu aralar blogu çok ihmal ettim, farkındayım..
Bu ihmalkarlığın birçok sebebi var..
Yalnız en önemlisi, üst katımda ve 8. katta aynı anda başlayan tadilat..
Tüm apartmanca öyle toz ve gürültünün içerisindeyiz ki, fırsat buldukça evden kaçıyoruz, durmuyoruz.
Fakat fırsat buldukça Instagram'dan yine paylaşımlar yapmaya devam ediyorum.

Bir önceki yazıdan hatırlarsınız, zaten canım sıkkın..biraz bana iyi gelecek işler peşindeyim bu ara..
Çok güzel filmler izliyorum, güzel kitaplar okuyup, güzel müzikler dinliyorum..hatta mutfakla çok aram olmamasına rağmen yeni tarifler bile denemeye çalışıyorum.
Bir de evin çehresini değiştiriyorum.

Son yıllarda tamamen prensip haline getirdim: içime sinmeyen, sırf yenilik ya da değişiklik olsun diye eve hiçbir eşya almıyorum...uzunca zamandır salonda bir depolama alanına ihtiyacım vardı, beğendiğim birşey görmediğim için almaya da gerek duymadım.

Ta ki, bu dolabı görene dek..
Bu dolabı gördüğüm an çok sevdim.
Üstelik bir sürü de tabak/çanağımı topladı, mutfağı rahatlattı.
Dolaba uyumlu olacağını düşündüğüm yeni bir de yemek masası edindik, yakında blogta sizlerle de paylaşmayı istiyorum.

Bu arada dolabın çeşitli türevlerini Mudo Collection'da bulmanız mümkün..
Herkese keyifli ve neşeli bir gün diliyorum..
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

15 Ağustos 2014 Cuma

Mış gibi davranmak


Bu aralar sürekli gülümsemeye çalışıyorum ama aslında biraz canım sıkkın..
Önce haber İzmir'den geldi: annemin 48 yıllık dostu hayata gözlerini yumdu.

Ardından çok sevdiğim bir aile büyüğümün kemoterapi göreceğini öğrendim.
Şimdi de kuzinimin babasından haber aldık; ışın tedavisine rağmen sonrasında durum ağırlaşmış yeniden kemoterapi alması sözkonusu..

Keşke tam olarak nedeni bilinse, ona göre net önlemler alınsa...
"Sigara akciğer kanserine sebep olur" diyorlar ancak hayatında hiç sigara içmemiş biri de aynı illetten çekiyor ya da "meme kanseri doğurmamış kadınlarda daha sık görülür" diyorlar fakat 2 çocuk annesi bir kadın da aynı hastalıktan muzdarip olabiliyor...bence kanserin kesin bir sebebi yok..

Bu tip durumlarda yelkenleri indiren, herşeyi boşveren, pesimist bir tavıra girenleri pek sevmediğim doğru ancak insanın içi acıyor işte...sonra insan arada dalıp gidiyor, sonrasında neler olacağını merak ediyor, dua ediyor..
Tabii bunları hasta olana aksettirmemek te ayrı bir olay..çünkü onların morale, hayat dolu, neşeli olana ihtiyaçları var..mış gibi davranmak çok kolay değil ama öyle yapmak lazım, morali yüksek tutmak lazım..

Şimdilerde ben de en sevdiğim, keyif aldığım şeylere sardım: kitap okuyorum, bol bol film izliyorum, gelecekle ilgili hayaller kuruyorum, güzel müzikler dinleyip, yeni yemek tarifleri deniyorum, kendi içimde yeni dekorasyon keşifleri yapıyorum..hatta dekorasyon alanında birkaç adım attım bile, yakında blogta sizlerle de paylaşırım.

Herkese sağlık dolu, keyifli, mutlu bir haftasonu diliyorum!
Sevgiler

http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Visco mu lateks mi?

Elimden geldiğince günde 7 saat uyumaya çalışan biriyim.
Ancak son zamanlarda 7 saatten fazla uyusam bile sabahları eşim de ben de adeta dayak yemiş gibi uyanıyoruz.
Bir aile dostumuz sorunun yataktan kaynaklandığını söyledi, bize de mantıklı geldi.

Ve yaklaşık 10 gündür yatak araştırmalarına girdik.
Aklımıza yatan -daha doğrusu bize sempatik gelen- birkaç markaya göz attık, her ne kadar lateksle visco arasında kalsak ta, sonunda visco yatakta karar kıldık gibi..

Ancak benim merak ettiğim, yatağı sadece visco mu, yoksa yay desteği olan bir model mi seçmeli, karar veremedim..
Visco ve lateks yatak kullananların görüşlerini merak ediyorum.

Bir de Selim Efe var tabii...oğlum 4 yaşında, 2 yaşına kadar yarı ortepedik bir yatak seçilmesi gerektiğini biliyorum ama bu yaşta visco yatak kullanabilir mi bilmiyorum, bu konuda internette çok fazla bilgi yok..

Var mı fikri olan?
Kaynak: Yataş 
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

11 Ağustos 2014 Pazartesi

İzmir havası

Aslında bu kısa İzmir seyahati hiç aklımda yoktu..yani Eylül ayının gelmesini, okulların açılmasını, ortalığın biraz sakinleşmesini bekliyordum.
Ta ki, abimden sağlam bir fırça yiyene dek :)
Selim Efe İzmir'e çok az gidiyormuş, dayılarını, teyzelerini tanımayacakmış, mış mış:)

Annem de halihazırda İzmir'deydi "hadi gel, herkes toplansın, Pazar sabahtan oy kullanmaya döneriz Antalya'ya" diye..
Öyle de oldu, 4 günlük kısa bir program yaptık.
İyi ki de yapmışız..hem ailemi hem de dostlarımı gördüm, fazla kalabalığa alışkın olmayan Selim Efe'ye ise ilaç gibi geldi bu seyahat:)

Ama yine de iddia ediyorum, İzmir'in -hele ki Çeşme'nin- en güzel zamanı Eylül ayı..
Ağustos'ta İzmir çok kalabalık, Çeşme sokakları hıncahınç, keyif yapamıyorsun..

Bunlar da benim objektifime takılanlar..

Gurmeler bilir; Türkiye'nin en güzel midye dolmalarını İzmir'de yersiniz..
 Bardacığa yetişemedim ama incirler oldukça lezzetliydi, üstelik Aydın'dan gelmişler..
Fotoğrafa dekor olan tabakları ise Kemeraltı'nda buldum. Sonra Alaçatı'da da aynı tabaklarla karşılaşınca bir takım da oradan aldım:)
 Selim Efe'ye Ikea'dan oyuncak dolabı aldık, monte ettiğimde sizlerle paylaşırım.
Oğlumun dondurma aşkı:)
Biz çocukken Alaçatı'ya gitmeyi çok tercih etmezdik, Ilıca, Dalyanköy, Pırlanta gibi plajlarda denize girmeyi tercih ederdik.
Benim tercihlerim değişmedi, ama artık Alaçatı'ya orada oturan dostumu ziyaret etmeye ve alışveriş amaçlı gidiyorum.
Benim için Alaçatı'nın en güzel antika mağazası.
 Asma Yaprağı Restoran'ı Instagram'dan takip ediyorum. Bu kez önünden geçerken karnım ne yazık ki aç değildi, üstelik boş masa da vardı..kısmetse Eylül ya da Ekim'de..
 Şu aralar bilhassa İstanbullular'ın gözdesi Alaçatı ancak Çeşme'nin merkezi de güzeldir..
 Evet ben hem teyze, hem halayım :) bu da abimin oğlu Kaan..gençler arasında selfie olmazsa olmazlardan, onunla da Çeşme otobanında bir "özçekim" yaptık:)
Dostum Özgül'ün mahallesinden bir kapı...
Hergün böyle güzel şeylere bakmak ne güzel değil mi..
 Bu da İzmir'in meşhur yengeni..normalde tost ekmeğine yapılır ancak abim "ev usulü, ekmek arası" hazırladı..bol kalorili ama yılda bir kez yenilecek yengene asla itirazım olmaz:))
İzmir seyahatinden geriye boşalacak valizler ve yıkanacak çamaşırlar kaldı:))
Herkese kolay bir Pazartesi ve keyifli bir hafta diliyorum..
Bu şarkıyı abilerim için paylaşmak istiyorum:)
Sevgiler
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Phaselis

Gerek Facebook, gerek Instagram, gerekse blogta kaç kere Phaselis'ten bahsettim, kaç kere fotoğrafladım bilmiyorum, saymadım.

Biz turizmci bir aileyiz.
Eşim eski turist rehberi, şimdi bir acentada yönetici.
Ben eski bir turizmciyim, yıllarca çeşitli acentalarda Fransız operasyonlarında görev aldım.
Gerek iş, gerekse tatil için hatırı sayılır derecede seyahat ettik.
Her ne kadar yeterince koruyup, kıymetini bilemesek te, sit alanı denildiğinde ülkemiz gerçekten açıkhava müzesi gibi..

İşte bu koca müze alanında Phaselis benim en sevdiğim sit alanlarından ikincisi..(birinci sırada Efes var)
Tarih ve doğanın içiçe geçtiği bu antik kenti ziyaret etmediyseniz, mutlaka ama mutlaka ziyaret edin..

Son bir not: Phaselis'te mis gibi bir deniz var ama eğer şimdilerde çok moda olan, bol şezlonglu, bol partili, bol kokteylli bir "beach"ten yana ise tercihiniz, burası doğru adres değil..zira burada şezlong bile yasak..

Facebook ve Instagram sayfalarında bayramlaştık ama burayı es geçmişiz..
İnsana ve doğaya değer verilen, savaşsız, huzur dolu bayramlarımız olsun..
Sevgiler
http://connect.facebook.net/tr_TR/all.js#xfbml=1";
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...