13 Mayıs 2016 Cuma

Urla Enginar Festivali Dekorasyon Noktaları

Festivaldeki neredeyse tüm lezzet noktaları harikaydı, nefis tatlar deneme imkanı bulduk, insanda yemek yapma hevesini arttıran mutfak şovları izledik..son gün bizim standdan çıkıp bir tur atma imkanım oldu, o arada sizin de hoşunuza gideceğini düşündüğüm bazı yerler keşfettim.

Urla Enginar Festivali yiyecek ağırlıklı bir festival olmasına rağmen, dekoratif malzemelerin bulunduğu standlar küçümsenmeyecek kadar fazlaydı..Bu beni şaşırtmadı çünkü artık insanlar evlerine daha fazla önem verir oldular..ev artık yaşadığımız ortamın stres ve kalabalığından kaçıp sığındığımız kozalar haline gelmeye başladı..

Instagram ve Snapchatte fırsat buldukça paylaşmaya çalıştım ama bu hesapları kullanmayı tercih etmeyen blog okuyucularını düşünerek blogta bizim stanttan da görüntüler paylaşmak istedim.

Öncelikle festival boyunca bizi yalnız bırakmayan dostlarıma ve tüm Instagram, blog arkadaşlarıma çok teşekkür ederim..herbirinizin ziyaretinden ayrı keyif aldım, hatta pekçok takipçi ile birlikte niye bir buluşma ayarlayıp toplanmadığımıza da hayıflandık..kısmetse seneye artık..
Stand genel görünüş..
 Okul arkadaşım Hanzade'nin yeni oluşumu Hanzade Design ürünleri de festivalin konuklarındandı.
Havandan ekmek tahtasına, sehpadan kaseye kadar ev için gerekli olabilecek pekçok ürünü mermer ile yorumlamış…gördüğüm an vurulduğum mermer havanı kaptığım gibi eve getirdim tabii..arkadaşım diye söylemiyorum, yaptığı ürünleri görmeniz lazım…hepsi birbirinden güzel..

Hanzade'nin yaptığı işleri takip etmek için Instagram'da @hanzade_design hesabına göz atabilirsiniz.
Stand komşularımızdan Yeşim Hanım'ın hazırladığı kokulu taş ve sabunlar, dekoratif yastıklar ve anahtar asmak için hazırladığı dekoratif panolar çok güzeldi..Şimdi artık benim de gardrobumda Yeşim'in mis kokulu taşlarından var..

Yeşim'in yaptığı işleri Instagram'da @happysoapclub hesabından inceleyebilirsiniz.
 Malgaca Pazarı girişinde bir dükkan burası..Beğendik Abi'nin hemen karşısında..
Benim gibi hasır sepet delisi biri için adeta cennetti burası:)
Üstelik sepetlerin fiyatları da mağazalara göre oldukça uygun..
 Nurgül Antika'nın ürünlerine bayıldım..blog için fotoğraf çekmeye devam edeceğim için gözüme kestirdiklerimi dönüşte alırım diye düşündüm ama sonra gelen telefon üzerine acilen standa dönmek zorunda kaldım:(
Nurgül Antika'nın Asansör'de (İzmir'de bir semt) bir dükkanı var.
Aynı zamanda Instagram'da @nurgulantika_sandikiciantik adresinden ürünlerini inceleyip sipariş verebilirsiniz.
 Bu hanımefendi değişik malzameleri abajur formuna sokup üstlerine de şık şapkalar tasarlamış..
Ne yazık ki adını öğrenemedim..
Urla'da dekorasyon içerikli mağaza sayısı çok az…olanlar da genellikle Sanat Sokağı civarında toplanmışlar.
Geçen sene My Stone Home Art'tan bahsetmiştim size, hatta Instagram'da da fotoğraflarını paylaşmıştım..Bu sene oraya gidemedim ne yazık ki..ama yolda yürürken karşıma Keramikos Vourla çıktı.
Kerem Bey'in atölyesinde abajurdan tabağa, sürahiden zeytinyağı şişesine kadar pekçok ürün bulmak mümkün..
Bizim gelenekselleşen "hoşçakal şarkısı" bu sefer farklı..
Fotoğraf sanatçısı Uğur arkadaşımız festival esnasında harika çekimler yapıp bir müzik eşliğinde video hazırladı, müzik ise son zamanlarda bizlerin favorisi:)klibin bir yerinde ben de varım, el sallıyorum sizlere!:))
Uğur'un işlerini Instagram'da @digitalfoxy hesabından takip edebilirsiniz.
Sevgiler

C41 Atölye - Urla Enginar Festivali from C41 Atolye on Vimeo.

12 Mayıs 2016 Perşembe

Urla Enginar Festivali

Son zamanlarda Instagram blogların tahtını sallasa da, burada yeniden birşeyler karalamak çok keyifli, özlemişim..

Buralara teşrifimi neye mi borçluyum?
Aslında son zamanlarda burada anlatılacak, yazılacak çok konu var ama en büyük teşrif sebebim geçtiğimiz hafta ikincisi düzenlenen Urla Enginar Festivali..

Geçtiğimiz sene eşimle İzmir'de iken son dakika program yapıp "aaa arkadaşlar da stand açmışlar, hadi gidip onların yanında olalım"la başlayan Enginar Festivali maceramız, bu sene Atölye Arkansiyel olarak katılımımız ile devam etti:)

İlk kez görücüye çıkmanın heyecanı ve sevincini bir yana bırakırsak, festival bizim için keyifli, mutlu, kalabalık ve lezzetli olarak özetlenebilir..
Bize tüm bu duyguları yaşatan festivalin mimarı ise fotoğrafta gördüğünüz güzel Sırma Güven.
Sırma için ayrı bir yazı yazmak lazım aslında..
Arkadaşımın neler yaptığını bilseniz bana hak verirsiniz (İzmir Ekonomi Üniversitesi'ndeki Gastronomi Bölümü macerasından tutun Yeni Asır Gazetesi röportajlarına, ödüllü Fransız şefleri okul bünyesine katmasından İzmir'i Delice üyesi yaparak Dünya Gurme Kentler Birliği'nin bir parçası haline getirmesine kadar pekçok marifeti var)

İşte bu beyefendi de Michelin yıldızlı şef Joseph Viola..
Bir süredir İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde de öğrencilerle çalışmalar yapıyor, Enginar Festivali için de kendisine dünya şampiyonluğunu getiren "paté en croute"u enginar eşliğinde yorumladı. Tüm şeflerin -Rudolf Van Nunen, Wilco Van Herpen, Yunus Emre Akkor, vs.- şovlarını izleme fırsatını bulamadım ama Viola gerçekten etkileyiciydi..üstelik Türk Mutfağı'na dair övgüleri de bizlerin (daha doğrusu Fransızca bilenlerin, çünkü çeviren arkadaş o detayı atladı:/) kalbini kazandı.
Tabii ki festivalin başrol oyuncusu, her köşede karşımıza çıkan enginarlardı..
Şu çiçeklenenlerden neden eve getirip bir vazoya yerleştirmedim ki..
Urla merkezde en sevdiğim bölge Malgaca Pazarı..
 Geçtiğimiz sene mutfak şovları Malgaca Pazarı'nda yapılmıştı..Malgaca bu sene de önemli noktalardan biriydi, burada da başka etkinlikler devam etti..
Festivalde enginar dışındaki sebze/meyvelerin de satışı yapıldı.
Henüz çiçekleriyle duran tazecik kabaklar ve şeker tadındaki çilekler benim enginardan sonraki favorim oldular..
Festivaldeki yemek tedarikçileri enginarı farklı farklı yorumlamış..
Standlarda enginar reçelinden boyozuna, çayından tatlısına her türlü lezzetle karşılaşmak mümkün oldu..
Benim favorilerim Dostlar Fırını'nın enginarlı boyozu, Midyeli'nin enginarlı midye dolması ile İzmir Ekonomi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları öğrencilerinin hazırladığı enginarlı sushi oldu...hepsi de eve dönüşte tartı üzerine çıktığımda mideye indirdiğimden zerre kadar pişmanlık duymayacağım kadar enfestiler!:)
Ve festival için desteklerini esirgemeyen Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar..
Tesadüfün güzeli ise, bugüne dek kendisini hep araç üzerinde fotoğraflamak istemişler ama yakalayamamışlar..ben ilkmişim, şaşırdı, blogta yayınlayacağımı belirttim, izin verdi:) Araba ise eski model bir Jeep, rengi de çok tatlı bir mavi, tam benlik, çok sevdim..

Yarın size festival esnasında ilgimi çeken dekorasyon noktalarından bahsedeceğim.

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email