30 Ocak 2014 Perşembe

Gwyneth Paltrow beyazperdede keyifle izlediğim isimlerden..
Kocası Chris Martin'in başını çektiği Coldplay grubu ise en sevdiklerimden..
Sizin de tahmin ettiğiniz gibi, bu ünlü çiftin tek bir fakirhanesi yok..
Ancak ben içlerinden fotoğraf kalitesini en beğendiğim evi yayınlamayı tercih ettim.

Los Angeles'taki bu evin dış kısmı bile harika..
Evin girişi de çok göz alıcı..
Geniş girişlere bu tip bank ya da kanapeler çok yakışıyor..
Salondaki aydınlık, ferahlık harika..
Ancak beni rahatsız eden birşeyler var salonda, tam olarak bulamadım..
Sanırım mobilyaların tarzı olabilir..
Evdeki banyolardan biri..
Evde toplam 8 banyo, 6 yatak odası var..
 Bu banyoya bayıldım!
Koyu renk duvar rengi seçenler, benim için gerçekten cesur insanlar:)
Ancak aksesuar ve lavabo ile bu duvar rengi çok hoş bir bütün oluşturmuş.
Lavaboya ayrıca bayıldım!
Evin mutfağı..
Gerçekten göz alıcı bir mutfak..
Evde bir adet atölye de mevcut..çok hoş..
 Çiftin yatak odası.
Koltuk ve orta sehpadan hiç hoşlanmadım..
 Salonlardan bir diğeri..
Kumaş kaplı sehpa ve perdeler dışında diğer ayrıntılar güzel..
 Burada sadece tekli koltuk ve sandalyeleri beğendim..
Kanapedeki kahverenginin tonunu beğenmedim..
 Yatak odalarından bir diğeri..
Ana yatak odasından çok daha güzel bence:)
Antreden bir detay..çok hoş..
Coldplay'in en sevdiğim sahne performanslarından biri ile gideyim buralardan..(2012 Paris konseri)
Sevgiler!

29 Ocak 2014 Çarşamba

,

Astrolojik takvim

İlkokuldan bu yana sıkı bir dergi okuruyum.
İlk dergi maceram Milliyet Çocuk ile başladı.
Sonra bunu ablamın Hey Girl dergileri ile küçük abimin Blue Jean dergileri izledi.
Zaman geçtikçe Nokta, Paris Match, L'Express, Maison Française ve Milliyet Sanat dergilerine yöneldim.

Dergi tutkum hiç bitmedi.
Hala her ay düzenli aldığım dergilerim var.
Tempo dergisi de bunlardan biri..aktüel olan ne varsa Tempo'da bulmak mümkün, okunası bir dergi.
Bu derginin en keyifli yanlarından biri de, Susan Miller'ın aylık astroloji yorumları..
Genellikle yorumlar o kadar isabetli oluyor ki, eşim bile kimi zaman şaşkınlıkla dinliyor:)

Susan Miller'ın bir de Tempo okuyucuları için hazırladığı yıllık burç yorumları oluyordu.
Bu yorumlar her Ocak ayında Tempo okurları ile buluşuyordu.
Son 2 yıldır Tempo düzeni değiştirdi, Amerika'daki düzene geçildi.
Artık yıllık burç yorumları tüm astrolojik olayların -dolunay/yeni ay zamanları, güneş/ay tutulmaları, vs..- yer aldığı bir takvim ile birlikte ayrı olarak satılıyor.

Astroloji meraklılarının hoşuna gidecek türden olan bu takvim ve kitabı büyük kitapçılarda ve marketlerin dergi reyonlarında bulmak mümkün.
Fiyatı ise 12 TL.

Ben takvimimi mutfağa astım.
Mutfak bol ışık aldığından, fotoğraf çekimim pek güzel olmadı, idare edin:)
Susan Miller takvimi hazırlarken her sene bir ressam ile çalışıyor..
Bu fotoğraflarda çok belli olmuyor ancak resimlerin renkleri çok canlı..
 Kendi burcumun sayfası ile veda edeyim:)
Bu resmi çok beğendim, acaba Ekim sonrasında bu resmi çerçeveletsem mi?:)
Sevgiler..

28 Ocak 2014 Salı

Yağmurlu sinema günleri

Bugün öğle saatlerinde güneşi ve termometrede 19 dereceyi görünce "ooo, galiba yağmurlu günlerimiz bitti, normale dönüyoruz" dedim..
Ama öyle değilmiş.
Bir saat sonra televizyonda bilhassa Antalya ve İzmir için yoğun yağış uyarısı veriyorlardı.
Yağmur yarını beklemeden az önce yağmaya başladı, bu fotoğrafı da yeni çektim zaten..
Dün size yağmurlu havaları fırsat bilerek evde yaptığım ufak tefek işlerden bahsetmiştim.
Aslına bakarsanız, kendim için yaptığım şeyler ev için yaptıklarımdan fazla..
Film izlemek te bunlardan biri:)

Geçen hafta Oscar adayları açıklandığından bu yana, bu yağmurlu günleri keyfe dönüştürmek adına, aday olan filmleri izliyorum.

The Wolf of Wall Street, 12 Years a Slave, Blue Jasmine, American Hustle, Captain Philips izlediklerimden bazıları…Sandra Bullock'un "en iyi kadın oyuncu" dalında aday gösterildiği Gravity'i ise gösterime girdiğinde izlemiştim.
Şimdilerde Dallas Buyers Club, August:Osage County ve Philomena'yı izleyesim var.

Fakat bugün "en iyi animasyon" dalında aday olan, Fransız/Belçika yapımı çok keyifli bir film izledim:
Ernest et Celestine
İzlemek isteyenlere saygısızlık etmemek adına çok fazla bahsetmeyeceğim..sadece bir fare ile bir ayının alışagelmişin dışındaki dostlukları anlatılıyor, tavsiye ederim.
Yağmurlar bitene kadar benim film listesi de tamamlanacak galiba..:)

27 Ocak 2014 Pazartesi

,

Derli toplu

Bizim buralarda günlerdir yağmur yağıyor.
Bugün sabah güneş azıcık yüzünü gösterir gibi oldu ancak öğleden sonra yağmur işine kaldığı yerden devam etti...meteorolojinin uyarısına göre, Perşembe'ye dek yağmaya devam edecek.

Eh hal böyle olunca, biz de evde daha fazla vakit geçirir olduk...uzun zamandır bir kenarda bekleyen yığınla iş var evde, onlarla ilgilenmeye fırsat bulduk.

İlk durağımız mutfak tezgahı oldu.
Deterjan şişesi, bulaşık fırçaları, kaşıklık, süngerlik gibi malzemelerden oluşan kalabalık yüzünden elde yıkadığım parçaları evyenin damlalığına koymak benim için epeyce sorundu. 

Geçen ayki İzmir seyahatimde Ikea'dan aldığım Fintorp askı sayesinde bu sorunu çözdük. 
Şimdi hem damlalık boşaldı, hem de ortalık biraz daha derli toplu bir hal aldı.
Bu askıların 2 ayrı ebadı mevcut, online satışını da yapıyorlar..
Ikea'nın hala Antalya'da açılmamış olması büyük talihsizlik:)
Hepimize harika bir hafta olsun!
Sevgiler

26 Ocak 2014 Pazar

Geçmişten gelen mutfaklar

Vintage mutfakları nasıl buluyorsunuz?

Hem bana göre, hem değil..
Yani vintage aksesuarları, tabakları, kutuları, çaydanlıkları, vs. pek severim ancak işi pamuk şekeri rengindeki mutfak dolaplarına ya da  duvar boyalarına kadar götürmek istemem…sanırım herşeyi birbirine karıştırmaktan hoşlandığım, hep aynı tarzdan devam etmeyi sevmediğim için..
 Bu kutular çok sevimli mesela..
 Tabaklar çok sevimli ama pembe raf kalabilir:)
 Bu mutfak bana 50-60'lı yıllardaki Amerikan filmlerini hatırlattı:)
 Hepimize keyifli bir haftasonu olsun..
Sevgiler

23 Ocak 2014 Perşembe


Miranda Kerr Victoria Secret'ın en güzel meleklerinden..
Hayattaki şanslı kızlardan; harika bir fiziği, Allah vergisi bir güzelliği, ünlü aktör Orlando Bloom'la mutlu bir evliliği ve güzel bir ailesi var.

Miranda ve ailesi New York Manhattan'da bir apartmanda oturuyor.
Miranda artık ailesi ile daha fazla zaman geçirmeye çalıştığından, bu evi küçük buluyormuş ve satmaya karar vermiş. (tabii ki milyon dolarlar telaffuz ediliyor:))

Bizim için saray olabilecek bu "fakirhane" oldukça sade döşenmiş..
En bayıldığım yönü de, kocaman, yerlere kadar uzanan pencereleri sayesinde dairenin çok aydınlık ve ferah olması..

Salonun bu kısmı sanki çok çıplak kalmış gibi, siz ne dersiniz?
 Daha sonradan televizyon üzerine bir ayna eklenmiş..
Çok fena olmuş bence:/
Duvardaki ayna gerçekten çok hoş..
O siyah dolap ne alaka diyebilirsiniz..fakat o banyo/tuvaleti gizleyen bir paravan..
İşte salona bakan tuvalet/banyo:/
Duş ayrı bir camla lavaboların olduğu bölümden ayrılıyor, güzel fikir..
Divan/sofa gerçekten çok hoş..
 
Yatak odalarından biri..
Duvardaki yanılmıyorsam, bir Paris haritası..
 Yatak odalarından diğeri..
Buradaki ayna sonradan salona taşınmış sanırım..
Bu arada yerdeki kilime dikkat ettiniz mi..bizim kültürümüzden, bir karanfil deseni..
 Mutfak girişte..
Evet yanlış duymadınız ya da görmediniz, o lavabolu kısım mutfak..
Zaten Miranda Kerr fiziğinde bir kız evde ne kadar yemek pişirip yiyordur ki?:)
Bir de işin dışarıda yeme/içme kültürü ve bütçesi de var tabii:)
 Sanırım evin tek elle tutulur, güzel bölgesi burası..
Çatı katında bulunan evin harika bir terası var..
Tepedeki ışıklara ve oturma gruplarına bakılırsa, yaz akşamları epeyce parti ve toplantıya ev sahipliği yapıyor bu teras..

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email