Kayıtlar

Temmuz, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Evin kalbi

Resim
Tabii ki mutfaktan bahsediyorum!:-) Çok muhteşem bir aşçı olduğum söylenemez, hatta son yıllarda mümkün mertebe tüm yemekleri sağlıklı bir şekilde pişirmeye dikkat ediyorum, ancak bu mutfakta vakit geçirmediğim anlamına gelmiyor! Üstelik fırınla da son zamanlarda iyice kaynaştık, tabii bunda oğlum Selim Efe'nin keklere ilgi duymasının payı büyük :-)
Önceki evimle kıyasladığımda daha küçük bir mutfağım var, yaklaşık 13 m2. Ancak şu anki evimin mutfağı çok daha kullanışlı ve en önemlisi de aydınlık. Karanlık mutfakları sevmiyorum, benim enerjimi alıyor, bir mutfakta mümkünse büyükçe bir pencere olmalı, hatta balkona açılan ayrıca bir kapısı da olursa hiç fena olmaz :-)
Yine her zamanki gibi, size evin eski halinden birkaç fotoğraf koymak istedim, aradaki farkı görebilmeniz adına.. Mutfak cidden kötü durumdaydı, dolaplar kullanılacak gibi değildi, zaten benim hayalimdeki mutfak kriterine de hiç uymuyordu. Tabii ki herşey kırılıp, söküldü, işte bu hale geldi: Mutfaktaki masanın sol k…

Balkon sefası

Resim
Bundan çok uzun yıllar önceydi.
Tek başıma bir Paris yolcuğu yapacaktım. Bu tip bir yolculuğu her yapacak olan heyecanlanır diye düşünüyorum, ancak Fransızca eğitim almış biri olarak bu seyahat benim için hem çok anlamlı, hem de kat be kat heyecan vericiydi. İtiraf ediyorum, o kadar romantik gelmişti ki, daha şehire vardığım ilk saatlerde "kızım bir sevgilin olmadan ne işin var senin buralarda?" diye kendi kendime söylendiğimi hatırlıyorum. Bir gün sonra, böyle hayıflanarak bu şehirden haz alamayacağımı düşündüm ve kendimi sokaklara vurdum. En çok dikkatimi çeken -bilhassa Montmartre'da- balkonlar oldu. Binaları zaten çok seviyorum, çoğunluğu Ermenilerin taş ustalığı sayesinde muhteşem şeylere dönüşmüşler ama balkonlar gerçekten güzeldi.. Pek çok balkon fotoğrafı çektim ama daha İzmir'e bile dönmeden bir yanlışlık sonucu -daha doğrusu benim teknolojik cahilliklerim sebebiyle:-)- o güzelim balkonlar sadece hafızamda anı olarak kaldılar:-(
Aradan uzunca bir süre geçti,…

Bugün günlerden Pazar

Resim
Bugün günlerden Pazar.. Neler yapıyorsunuz bilmem ama bu saatler Antalya'da sokağa çıkanın "deli" olarak nitelendirildiği saatler:) Pavarotti sever misiniz? Ben çok severim, İtalyan olduğundan olsa gerek, ayrıca sempati beslerim kendisine:) Aşağıdaki video Luciano Pavarotti'nin ölmeden önceki son performansı. 2006 Torino Kış Olimpiyatları'nda sahne almış, tek kelime ile muh-te-şem! Sizlerle paylaşmak istedim. Keyifli bir Pazar olsun

Antre deyip geçme!

Resim
Evin en az kullanılan alanı olduğundan olsa gerek, genellikle insanlar evlerinin antre dediğimiz girişlerine hiç özen göstermezler.
Oysa ki bir evin genel karakterini, hatta o evde yaşayanların tarzını anlamak için girişe bakmak yeterli. Salonunuza, yatak odanıza ya da mutfağınıza bayıla bayıla alıp kullandığınız sizi yansıtan, sevdiğiniz objeleri rahatlıkla antrenize de kullanabilirsiniz. Örneğin sevdiğiniz bir tablo, el yazması, şık bir ayna, tarzınıza uygun bir şemsiyelik, hatta bir heykel...hayal gücünüze kalmış!
Evimizin önceki sahibesi Wesna kendi zevklerini antreye çok başarılı şekilde yansıtmıştı; eve ilk girdiğimde ev sahibesinin antika eşyalara merakı olduğunu girişteki eski dikiş makinesi, duvardaki siyah/beyaz fotoğraflar ve ona uygun çerçeveler, el dokuması halılar ve saatten anlamıştım.
Sonra biz sıkı bir bakım yapmak istedik ve giriş önce böyle bir aşamadan geçti:
Ve sonuç: Yerlere özellikle halı, kilim, paspas, vs. istemedim, zira girişte -eğer güzel yer döşemesi…

Mavi ve Beyaz aşkına!

Resim
Nerede mavi-beyaz dekorasyon görsem içim açılıyor..Sanırım ebeveyn banyom, yatak odam, antrem ve mutfağımı çok sevmem bu yüzden, çünkü hep bu renkler hakim.. Şimdi düşünüyorum da, bayıldığım çiniler, toile de jouy desenler, bleu blanc'lar da hep mavi beyaz (bunlarla ilgili ayrıca bir yazı beklemekte bizi demek ki:) ) Aslında salonumu da mavi-beyaz dekore etmeyi düşünmedim değil ancak oğlum Selim Efe büyüyene kadar salonun eşyalarını değiştirmeyi düşünmediğim için bu fikrimden çabucak vazgeçtim. Belki oğlum biraz büyüdükten sonra böyle bir işe girişebilirim, neden olmasın?:) Size fikir olabilmesi için ve açıkçası biraz da gözünüz gönlünüz açılsın diye, mavi-beyaz hoş örnekler sunmak boynumun borcu oldu:) Buyrunuz efendim..

Güzel bir sabah..

Günaydın! Diyete başlayalı tam bir hafta oldu. Zorunlu kaçamaklar olmasaydı, daha da iyi bir sonuç alabilirdim ama 1 haftada 1,3 kg hiç te fena değil :) Güzel haberi vermek için spor hocamın yanına gitmeye sabırsızlanıyorum:) Ben bir diyetisyen değilim ama diyetisyenimin beni bilinçlendirdiği ölçüde aklınıza takılanları, bildiklerimi sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım! Bugünkü ruh halimi özetleyen bu şarkıyla "görüşmek üzere!" diyorum:
James Brown - I Got You (I Feel Good)ile coolfunk

Yatak odası

Resim
Sabahları nasıl uyanıyorsunuz? Yorgun, enerjik? Aslında bir önceki gece erken de yattınız, iyi de bir uyku çektiniz ama hala üzerinizde bir ağırlık, yorgunluk hissi var..acaba bunun sorumlusu yatak odanızın dekorasyonu olmasın?
Zevkler ve renkler tartışılmaz muhakkak ancak ben yatak odasında her zaman açık rengi tercih edenlerdenim. Özellikle mavi, beyaz, pastel yeşil, pudra gibi renkler beni rahatlatıyor, kendimi daha zinde hissetmemi sağlıyor.
Evi satın alırken evin konumu dışında, yatak odasının genişliği, özellikle bir balkona ve bir ebeveyn banyosuna açılıyor olması bu evi almamızda önemli etkenlerden biriydi. Birazdan da göreceğiniz gibi, yatak odasında yaptığımız en radikal değişiklik odaya bir gardrop yaptırmak oldu. Bir de atıl durumdaki balkonu giyinme odası haline getirdik. Aslında çok geniş bir alan olmadığından giyinme odası yerine "büyük gardrop" demek daha mantıklı geliyor bana:) 
Yine her zamanki gibi yatak odasının öncelikle eski halini paylaşmak istiyorum.…