29 Mart 2013 Cuma

Günaydın günaydın günaydın değerli okuyucular:)
Bugün inanılmaz bir gün: şaka gibi ama sabahın bir köründe kuş cıvıltılarıyla uyandım!:) Hemen başımda duran telefona uzanıp hava durumunu kontrol ettim, 21-23 derece arası değişkenlik gösteren bir tablo gördüm hafta boyunca..sanırım bu kez gerçekten bahar geldi Antalya'ya:) genellikle bu zamanlar kısa kollu ile dolaşan Antalya insanını pek zorladı bu kış..:)

Eh, ne yapmak lazım bu durumda? Evlerimizi bahara hazırlamak lazım:) Bahar temizliği yapmak, fazlalıklardan kurtulmak, herşeyi düzene koymak lazım:) Önümüzdeki günlerde bahar temizliği ve depolama/düzenleme ile ilgili güzel fikirler vermek istiyorum sizlere..dosyayı neredeyse hazırladım sayılır, bir aksilik olmazsa Pazartesi günü sizlerle paylaşırım.

Bugün sizlerle buram buram bahar/yaz kokan bir ev paylaşmak istiyorum.
Aslında bu evi çoğunuz biliyorsunuz:) Yani tahminim bu filmi pekçoğunuz izledi, o yüzden de paylaşacağım görseller size yabancı gelmeyebilir;)

Sanırım dilimize "Aşkta Herşey Mümkün" adıyla çevrilmişti. Something's Gotta Give benim kadrosuna bakarak -Diane Keaton ve Keanu Reeves'i severim ama asıl izleme amacım Jack Nicholson'dı, hastasıyız!:)- bir çırpıda izlemeye karar verdiğim filmlerden..Zaman zaman böyle kadroya bakarak sinemaya koştuğum, beni hayalkırıklığına uğratan filmler de olmuştur tabii:) Ama bu film her açıdan harikaydı, bilhassa filme set olan, dekorasyonu muhteşem o sahil evi..

Zaten filmlerde bulunulan mekanı incelemek gibi bir hastalığım var, bu film beni bu konuda ihya etti, mest etti diyebilirim:) Böyle güzel mekanlarda geçen filmleri daha bir seviyorum, keyifle izliyorum:))

Filmin afişi

Ve bu da o harika evden görüntüler..
Ah bu görüntüye bayılıyorum: beyaz kanapeler, ceviz mobilyalar, renkli halılar/kilimler..
Ben daha renkli bir halı -doğru tahmin ettiniz: kırmızı!:))- seçerdim ama filmin bir yaz evinde geçtiğini düşünürsek, bu kilim inanılmaz yerinde bir seçim olmuş, çok şık..
Evin içinde bitki gerçekten hoş duruyor ama eşimin alerjik astımı sebebiyle bize tamamen ters görüntüler bunlar:) Avizeler çok hoş, bayıldım.
Ah ne kadar güzelsiniz...arka plandaki dekorasyon da aynı şekilde!:))
O sandalyelerin zarifliği nedir öyle..müthiş..
Kadın karakterin tiyatro oyunlarını yazdığı muhteşem yatak odası..
Çalışma masasının güzelliğine bakar mısınız..
İşte filmde gördüğüm an aşık olduğum salon..Ben de salonuma kütüphane istiyorumm, harika görünüyor! Zaten "gevşeme odası"ndaki yetmeyecek gibi..Selim Efe de kitapları severse yeni depolama çözümleri bulmalıyız..Keşke salonumuzdaki şömine köşede değil de, tam ortaya gelecek şekilde konumlansaydı, daha harika olurdu...
Önceden de bahsetmiştim, lokal aydınlatma olan evleri daha çok seviyorum..tam bana göre!
Boydan boya cam fikrine bayılıyorum, her salonda/yaşam alanında büyükçe bir cam olmalı, daha ferah ve aydınlık bir mekan için..
Yazlık bir eve de en çok böyle hasır koltuklar yakışırdı..ne kadar şık bir köşe olmuş..
Harry karakterinin -Jack Nicholson- kaldığı misafir yatak odası..
Bu kadar büyük ve aydınlık bir mutfağım olsun çok isterdim.
Kimbilir belki bir gün..
Size filmden birkaç güzel müzikle veda etmek istiyorum. 
Her nerede olursanız olun, hava durumu ne olursa olsun, harika bir haftasonu geçirmenizi diliyorum!
Sevgiler:)


28 Mart 2013 Perşembe

,

L form kanapeler

Şöyle bir düşünüyorum da, koltuk/kanapelerin bile bir modası var.
Çocukken hatırlıyorum, oymalı/kakmalı üçlü+ikili ve tekli koltuk takımları vardı. Sonra onların yerini kumaştan yapılan oturma grupları aldı.
O oturma gruplarını bir türlü sevemedim, hala da pek bayıldığımı söyleyemem...Ben genelde takıma bakmaksızın, sevdiğim mobilyaları biraraya getirme taraftarıyım.

Son 4-5 yıldır da L formundaki kanapeler çok moda..gittiğim pekçok yerde sıklıkla karşılaşıyorum.
Modern evlere çok yakıştığı su götürmez bir gerçek, çok şık görünüyorlar.

Antalya'ya ilk geldiğimde taşındığım evin salonu çok küçüktü, oraya sadece bir L kanape sığabilirdi, ne kadar zor bulduğumu anımsıyorum..şimdi ise her yerde rahatlıkla bulmak mümkün..

Eğer salonumda yeterince yer varsa, L kanape tercih etmem açıkçası...zira kalabalık olunduğunda sohbet etmek, rahat oturmak zorlaşabiliyor..sıra halinde olmaktansa, yüzyüze, rahat bir şekilde oturulabilen koltuklar bana daha keyifli geliyor.

Fakat L kanape bazı durumlarda kurtarıcı olabiliyor...bilhassa yatak olabilenleri..
Misal bizim "gevşeme odamız":) Kütüphanenin olduğu odaya bu ismi taktık, çünkü kafasını dinlemek, sessizlikte kitap okumak, film izlemek isteyen bu odaya kaçıyor bizim evde:) Bu odayı henüz sizlerle paylaşamadım, zira hala tabloları bile asılmadı, çok tembellik yaptık bu kış:) 

İşte bu "gevşeme odası"na kanape olayını çok düşündük, en son L kanapede karar verdik. Sebep? Üzerinde rahatlıkla kitap, film keyfi yapılabildiği, misafir geldiğinde iki kişilik yatak olabildiği ve alttaki bazası depolama alanı olarak kullanılabildiği için...eğer böyle bir odanız varsa, bu tip kanapeleri kesinlikle tavsiye ederim.

Peki L kanape alırken nelere dikkat etmeli?
Öncelikle leke tutmayan ya da çabuk temizlenebilir bir kumaştan olmasına dikkat etmek lazım..Biz kanapemizi bilhassa koyu renk seçtik. (Aslında bu kadar koyu değildi ama o da ayrı bir hikaye, sonra anlatırım:))
Parçaları ayrılabilen bir kanape almaya dikkat etmenizde fayda var..kanapenin yerini değiştirmek istediğinizde bu detay işinize yarayacaktır. 


Küçük odada iyi durabilir belki ama bu da çok küçükmüş yahu :))









Bunu sevdim..L kanape için modern tarzın şart olmadığını ispatlar gibi..


Bu kanapeler çok rahat gözüküyor..


Belki iddialı ama çok güzel bir renk..



Ne kadar ferah ve içaçıcı gözüküyor..temiz bir görüntü..



 Buralarda tam bir bahar havası var, doğal olarak benim de içim kıpır kıpır..
Benim günüm güzel başladı, sizlerin de günü güzel olsun!
Sevgiler



27 Mart 2013 Çarşamba

,

Simetri: olmalı mı olmamalı mı?

Bu simetri konusu bende hep muammadır.
Kimi zaman simetri uygulanmış dekorasyonlar çok hoşuma gidiyor, çok tertipli, düzenli görünüyor, fakat kimi zaman o düzen, herşeyin 2 tane olması beni yoruyor :/ Sanırım yapılan dekorasyona göre değişiyor fikrim..

Sizin anlayacağınız simetri konusunda severim/sevmem diye kesin bir yargım yok. Zaten yatak odamı hatırlarsanız, simetri konusunda çok ta katı bir tutum içinde olmadığımı anlarsınız.

Tabii şöyle bir evi isteyip istemeyeceğimi sorsalar, o anda simetriyle ilgili her türlü muammam yok olabilir:))
Her köşesi simetriye uygun yapılmış ancak bu hiçbirimizi rahatsız etmez diye tahmin ediyorum değerli okuyucular:))
Ya da hergün şöyle sevimli bir kapıdan içeri girmek keyifli olur diye düşünüyorum:)
Eğer şık ve lüks bir görünümden hoşlanıyorsanız, simetrik uygulamalardan faydalanabilirsiniz. Hele bir de siyah ve altın ikilisiyle desteklerseniz, çok daha lüks bir görünüm elde edersiniz.
Simetrik uygulamalarda en sıcak bulduğum yan, genellikle geleneksel/klasik ya da country tarzlarda uygulanması..dikkat edin, simetri uygulanmış çok fazla modern örnek yoktur.

İşte simetri uygulanan alanlardan birisi..
Aynalar nefis ama ikisi beni yorar, ancak bir tanesine itirazım olmazdı, çok beğendim:)
Country sevenler için güzel bir uygulama olmuş..
Ancak o abajurlar beni bozar :) Hayvanları severim ancak abajur üzerinde olmasa da olur:)
Sanırım burada itiraz etmeyeceğim tek simetrik uygulama örneği:) Dresuar nefis, abajurlar ve tabureler de aynı şekilde..çizgili koltukları da sevdim.
Simetriyi seven ancak nasıl uygulayacağını bilmeyenler için ipucu: öncelikle bir odak noktası belirleyin, kanape, yatak, şömine gibi..mesela kanapenin her iki yanına sehpa ve yine aynı şekilde her iki tarafa abajur yerleştirebilirsiniz.
Ne kadar aydınlık bir oda..
Mesela orta sehpanın diğer tarafına 2 adet puf yerleştirilseydi, bu da simetriyi pekiştiren bir örnek olurdu bu fotoğrafta..
Yatak odaları en sık simetri uygulanan alanların başında gelir..
 Koridorda ya da ufak bir köşede de simetri uygulamak mümkün.
Kanape ve koltukları, hatta sehpaları çift alıp yerleştirerek te simetri uygulayabilirsiniz.
Aşağıdaki örnekte daha küçük ebatta çift sehpa bile yerleştirilebilirmiş..
Bu arada halı nefis..benim Yağcıbedirleri andırıyor..
Buradaki simetri beni yordu mesela..
Bahsettiğim buydu işte :)
Burada da aynı şekilde..
Hatta 4 abajur yerleştirerek simetri olayını farklı bir boyuta taşımışlar:))
Burada en çok koltukların rengini sevdim..baharı anımsatıyor, sıcak bir görüntü..
Sizleri doğa ve mimarideki simetri örnekleriyle başbaşa bırakmak istiyorum..
Sevgiler:)


Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email