22 Ocak 2017 Pazar

Eve sığma sorunsalı

Evettt, ner'de kalmıştık?
Taşındık diyordum..
Taşındık ama hala kendimize gelemedik desem..
Çok sevdiğimiz bir aile dostumuz hep söyler "3-4 aydan önce tam anlamıyla yerleşilmez, ev düzeni oturmaz" diye..yine onun dediği gibi oldu, ancak kendimize gelmeye başladık.

Önce yıllarca oturduğum ve alışık olduğum Hatay, Göztepe taraflarına baktık. Ama ne yazık ki artan nüfustan oralar da nasibini almış…araba parkedecek yer bulmak ciddi mesele, zaten sokaklar da fena dardır orada, sahile adımbaşı açılan nargileciler de tüy dikmiş üstüne.. 

Sonra birgün bir iş için Bornova'ya gittik.
Bornova benim hiç ama hiç bilmediğim bir semtti. İzmirliler ne demek istediğimi anlayacaklardır, bir Göztepeli Bornova'yı pek bilmez..KSK'yı da bilmez..Karşıyakalılar da bu iki semti bilmez..Alsancaklılar hiçbirini bilmez çünkü onlar en merkezde otururlar:)) 
Neyse..
Gittiğimiz yere bayıldık..İzmir'in en sevmediğim özelliği fazla "ağaçsız" oluşu ama bu gittiğimiz yer yemyeşildi, oldukça düzenliydi de..eşim direkt Bornova'ya taşınmak istedi ve tesadüfen bir ev bulduk ve bir anda karar verip taşındık..tabii park sorunu burada da devam ediyor, onu da büyükçe olan arabamızı satıp daha küçük ve daha az yakan bir modelle değiştirerek çözdük..şimdi ufacık boşluk yer buldum mu hemen park edebiliyorum, stres sona erdi:))

Bu da burada hatıra kalsın..bu arada IG'de onun bunun fotoğrafını çekmekten son zamanlarda bir tane bile boy fotoğrafım olmadığını farkettim..bu son halim, yaz sonu kuzenim evleniyor,o zamana kadar kilo vermeyi deneyeceğim, öyle olursa bir "önce/sonra" yapayım:))

Araba sorununu küçük arabayla çözdük ama ev sorununu çözmek o kadar da kolay olmadı.

Bir kere kiralık evde istediğin değişikliği yapamıyorsun falan eyvallah ama daha da fenası İzmir'de evlerin Antalya'dakiler kadar geniş olmaması..
Bu ev de -140 metrekare- bizim apartmandaki 3 tip dairenin en genişiymiş..daha küçük bir daireye de denk gelebilirdik..artık kendimizi böyle avutuyoruz:))

Antalya'daki evimizi hem blogtan hem de Evim Dergisi'nden hatırlarsınız..balkonlarla beraber 200 metrekare civarıydı.."balkonlarla beraber" diyorum çünkü balkonlardan birini oturma odası gibi, diğerini çamaşır odası olarak, bir diğerini ise depolama alanı olarak düzenlemiştik..onun dışında bir de 2 banyo dışında ekstradan büyükçe bir tuvalet vardı,o da yaptığımız raf sistemi ile kiler görevi görmüştü..işte o balkonlar, kiler ve fazladan hayatımızı kurtaran bir oda İzmir'de yoktu, birara cinnet geçireceğimi falan sandım:)))

İşte o anda imdadıma sevgili Ayşegül yetişti, bana bir "garage sale"yapmamı önerdi. Açtık Facebook'ta bir grup, artık evde kullanamadığım ne varsa koydum oraya..neredeyse 1 oda dolusu eşya satıldı, bir bölümünü de eşe dosta hediye ettim..hala da evi düzenledikçe Facebook'taki sayfaya birşeyler koymaya devam ediyorum. Bekarlık günlerimden bu yana biriktirdiğim film koleksiyonuma bile kıydım, sevdiklerime hediye ettim.

İtiraf ediyorum: ilk zamanlar bazı eşyalarımla vedalaşmak hiç kolay olmadı..ama sonra verdikçe ve küçüldükçe rahatladığımı ve yüklerimden kurtulduğumu farkettim..sadelik hoşuma gitmeye başladı, bu yaşadıklarımın yansımaları muhtemelen bir sonraki evime yansıyacak..

2 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsın Ayşee.. Evet gerçekten buradaki ev muhteşemdi ama senin sayende tabi.. Biz biliyorsun 2+1 evde oturuyoruz sadece karı koca olunca eve öyle bir yerleşmişiz ki , şimdi bebek gelecek olması ile bizi bir telaş sardı.. Aynı durum bizde de var bakalım balkonu falan cam yaptırarak , evdeki bazı eşyalardan fedakarlık yaparak çözeceğiz sanırım :D Öpüyorum kocaman , Antalya'dan selamlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Odalardan birini boşaltacaksınız, yaacak birşey yok..Hülya emin ol o kadar çok kullanmadığın şey vardır ki, hele bir başla, kendin bile inanamayacaksın neler çıktığına:))Birşeye ihtiyacın olursa haber ver bana. Öpüyorum, sevgiler

      Sil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email