İzmir Antalya'ya karşı:)

O kadar kopmuşum ki blogtan, başlık ne koyacağımı bile düşündüm..eskiden şıp diye aklıma gelir, kısa  sürede de yazıyı tamamlayıverirdim, tamamen pratikle ilgili..İlk aklıma gelen başlık ta İzmir vs Antalya oldu:)) Hani boks maçlarında olur ya "bilmem kim, bilmem kime karşı" diye, işte öyle birşey:))Herzaman ilk akla gelen iyidir, daha samimidir..

İzmir'e taşındıktan sonra Instagram üzerinden bana en çok gelen soru İzmir'de nerede oturduğum ve bu şehirde yaşamaktan memnun olup olmadığımdı..

Öncelikle belirteyim: İzmir Bornova'da oturuyorum. Bizim bölge Erzene Mahallesi diye geçiyor. Önceden kirada oturduğum ev ise Bornova'nın tam kalbinde, Büyükpark'ın karşısındaydı. Şimdiki oturduğum mahalleyi ise sessiz, yeşil ve otopark sıkıntısı olmadığı için tercih ettim. Ben aslında Göztepe'de büyüdüm, orada oturmaya niyetlendim en başlarda..ama Bornova'dan sonra o kadar ağaçsız, gri ve içiçe geldi ki, oradan ev almak istemedim..Bornova'nın benim için tek dezavantajı deniz kenarında olmaması..Antalya da dahil hayatım boyunca hep denize yakın oturduğum için buradayken önce Ankara'da yaşıyormuşum gibi geldi:) Bir de mahallemizde -Ege Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve Tıp Fakültesinden ötürü- bolca öğretim üyesi ve doktor var, tam Ankara havasında anlayacağınız:) Ama tabii Alsancak, KSK ya da Göztepe'ye gidince hatırlıyorum Ankara'da olmadığımı:))

İzmir'den Antalya'ya gittiğim günü dün gibi hatırlıyorum..
Çalışacağım şirket turizm piyasasının -hatta Fransız piyasasının en büyüğü- en büyüklerinden biri olduğu için biraz heyecanlıydım ama yine de ağlaya ağlaya gittim Antalya'ya..düşünsenize, gülümseyerek hatırladığınız bir çocukluk, sonra gençlik geçirmişsiniz, bulunduğunuz şehir size her türlü bonkörlüğü yapmış, güzel dostluklar, eğlenceli bir hayat, güzel aşklar, hayalkırıklıkları -tabii, o da gereklidir, sizi daha sağlam yapar- iş deneyimleri,vs. vermiş..sonra siz tüm bunları bırakıp yeni bir hayata başlıyorsunuz..

Peki Antalya ne yaptı?
Hayatımın aşkını,en yakınımı, yol arkadaşımı verdi önce..sonra beni evlat sahibi yaptı..sonra bir daha hayatımdan asla çıkarmayacağım dostlar, sonra da bir ev..Antalya da da bonkör davrandı anlayacağınız (herşeye 1000 şükür)

Ve işte yine İzmir'deyim..neden döndüğümü Yeni Hayat yazısında anlattım.

Geçen sene bu yazıyı bilhassa yazmak istemedim, çünkü yeterince objektif olamayacağımı düşündüm. Sonuçta 10 yıl Antalya'da yaşadım, İzmir'e ise yılda 2 ya da 3 kere turist gibi gelip gidiyordum…biraz "Yeni İzmir"i yaşamak istedim.

Bu ay İzmir'e döneli tam bir sene oldu..bu süre içerisinde Antalya'ya 2 kere gittim, orada duygularımı biraz ölçtüm, tabii buraya dönünce neler hissettiğimi de..şimdi artık rahatlıkla karşılaştırma yapabilecek durumdayım..

Ha bir de artık bir yere aidiyet duygusunu kaybetmeye başladığımı farkettim..bunu eşim ve arkadaşlarının çoğu -pekçoğu profesyonel turist rehberi, sadece Türkiye'yi değil, tüm dünyayı gezmişler, geziyorlar- söylediğinde anlamazdım ama insan bir kere kabuğundan çıkıp ta başka şeyler deneyimlediğinde ve alışmaya başladığında mekanların çok önemi kalmıyor, en çok bağlandığınız, sevdiğiniz insanlardan, alışkanlıklarınızdan ayrıldığınıza üzülmeye başlıyorsunuz..evet İzmir çocukluğum, gençliğim, güzel anılarım, dostluklarım ama zamanı gelince bir başka ülkede de bir süreliğine de olsa yaşamayı deneyimlemek isterim.

Eh, yazıyı ikiye bölelim, sizi de baymayalım daha ilk yazıdan..Uzunnn bir girişten sonra bir sonraki yazı da karşılaştırmalara ait olsun..
Buraya kadar sabredip okuyan herkese selam olsun..bir de çokça teşekkür..




Yorumlar

  1. Ayşe'ciğim, yolun açık, yenilik dolu ve musmutlu olsun. Yaşadıklarını böyle hissederek yaşayanlar için her şey güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Betülcüm uzun zaman oldu, sesini duymak güzel :)
      Nasılsın, Ankara'da mısın hala? Düzenin ne alemde?

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cam balkona perde ama nasıl?

Halı mevzusuna devam

Kitap Dünyası