6 Mayıs 2014 Salı

Önce/sonra


Uzun zamandır olmamıştı: son 2 yıldır Antalya'da gerçek anlamda baharı yaşıyoruz! Kah güneş açıyor, kah yağmur yağıyor, kah sıcaktan bunalıyoruz, kah hafif bir esinti içimizi ürpertip üzerimize ince birşeyler alma ihtiyacı hissettiriyor.
Misal dün akşamüzeri, nasıl güzel bir yağmur yağdı anlatamam..
Bu sabah kapalıydı, az önce açtı, mis gibi güneşli, pırıl pırıl bir hava var dışarıda..ancak öğleden sonra yine yağmur yağacakmış:)

Bu hava durumları en çok bana yaradı. Niye mi?
Eğer hava sürekli güzel olursa ben evden içeri girmem, azıcık yağmur, serin derken biraz evle ilgilenme imkanı buldum bu ara...Genelde bahar tembelliği olur bende ama şu ara çalışkan bir arı gibi çalışıyorum inanın:)
Geçenlerde koltuk kılıflarımı değiştirdiğimden bahsetmiştim (burada), hızımı alamadım evin her yerine el atmaya başladım..birkaç haftaya herşeyi yaptım yaptım, yoksa deniz sezonu başladığı andan itibaren yapılacaklar listesinin bir önümüzdeki seneye sarkacağını biliyorum..

Dün de yatak odası komodinlerimin kulplarını değiştirdim.
Eğer siz de evinizde küçük ama etkili değişiklikler yapmak isterseniz, tekstillerden sonra bir de kulplara göz atın derim..

Bunlar eski kulplarım, birkaç sezon önce Mudo'dan almıştım..
Bu da yeni hali..
Evet bu sene "indigo" modası var ama bu renkler bizim evde hep moda zaten:)
Peki eski kulplara ne oldu?
Eğer bugün yapmayı becerebilirsem yarınki yazıda bahsedeceğim:)
Sevgiler

8 yorum:

  1. Selam Ayşe, işe geldiğimde sabah ilk işim bilg açmak sonra maillerimi kontrol etmek ve senin blog'a uğrayıp yeni yazı varmı diye bakmak olmasada ben eski yazılarınıda tekrar tekrar okumayı seviyorum yine çok güzel olmuş güle güle kullan :) seninde dileğinin kabul olması temenisiyle sevgiler..Betül

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Betül selam,
      Ya aslında daha sık yazmak istiyorum ama hayat izin vermiyor..yani bir hayat var, anlar var, onları yaşamak gerek..yani öncelik o olmalı;)
      Neden böyle yazıyorum, birkaç okurumuz da mail atmış, Facebook'tan mesaj atmışlar ama artık blogun yorum kısmında denetimi kaldırdım, herkesin haberi olsun diye söylüyorum, çünkü çok fazla mail geliyor:))
      Güzel sözlerin için çok teşekkür ederim, mutlu ettin..
      Sevgiler

      Sil
  2. Aysecim, senin yazilarini "kendimi důrtüklemek" icin okuyorum hep. Bakalim ben ne zaman harekete gecebilecegim. Cunku ben hava yagmur, ortalik çamur da olsa dişari cikmadan edemeyen tiplerdenim:))Ama senin yaptiklarina da bayiliyorum. Ellerine saglik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsız merhaba, (isim adsız diye çıkmış ta:)))
      Ya bazen ben de tembellik yapıyorum -aslında bildiğin tembelim:/- ama işte şu ara pek bir çalışasım geldi, yapıyoruz işte kendi halimizde birşeyler:)
      Çok teşekkür ederim.
      Sevgiler

      Sil
  3. O adsiz benimAysecim: Nilgul Sokmen. Hic degilse teknolojiyi tam olarak becerebilseydim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiiiiii, Hocam...
      Keşke İzmir'de olsaydım, ben hepsine yardım ederdim..
      Sizi çok özledim..
      Sevgi ve saygılarımla..

      Sil
  4. herşey güzel de ben senin keyifli anlatımına kıkırdıyorum yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaaaa senin gibi işi artık kitaba döken biri anlatımımı keyifli buluyorsa tamamdır ya:))
      sevgiler

      Sil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email