21 Mayıs 2013 Salı

, , , ,

Komşuda haftasonu

Aslında 4 kafadar olacaktık.
Siz o kafadarların ikisini başka bir yazıdan hatırlarsınız:)

Ama ne yazık ki son anda herşey değişti; İzmir'dekinin kızkardeşi bizim toplanacağımız gün Londra'ya geri dönüyordu, Bodrum'daki işlerinin yoğunluğu sebebiyle son anda iptal etmek zorunda kaldı:/

Ben iptal etmedim, edemedim. Hem sonraki günlerde başka seyahatler olduğundan, hem de dostum ve kızkardeşimle vakit geçirmek isteyişimden...iyi ki de etmemişim, yorucu fakat inanılmaz güzel bir haftasonu geçirdim..

Kıbrıs'ı nasıl bilirsiniz?
Benim için eskiden Kıbrıs=kumar+üniversiteler+hellim peyniri idi. 
Bir de dostum Şeray demekti. 
Şeray bir süredir Fransa'daydı, dönüşü Türkiye'ye değil, annesinin memleketi Kıbrıs'a oldu. Oradaki üniversitelerde Fransızca dersi veriyordu, şimdi İngilizce eğitim veren ortağıyla birlikte EF1 adında bir dil merkezi kurdular, her yaştan öğrenciye İngilizce ve Fransızca ders veriyorlar.

Bugün sizlere hızlandırılmış bir Kıbrıs turu yaptırmak istiyorum:)
Kıbrıs Antalya'nın karşı komşusu gibi birşey; yaklaşık 40 dakikalık bir uçuşla kendinizi bir anda Lefkoşa'da buluveriyorsunuz:) İklim neredeyse aynı, tek fark, Kıbrıs'ın denizi daha yeşil, daha güzel..

Burası Lefkoşa merkezdeki Büyük Han.
Bursa'daki Koza Han'ı bilir misiniz? İşte yapı olarak ona çok benziyor..
Büyük Han gezintisi öncesi bir yerlerde kahvaltı etmek istedik.
Her gidişimde Kıbrıs'a has birşeyler yemeye çalışıyorum.
Bu kez Hellim Böreği ve Sac Katmeri yedim.
Yanlış anlaşılmasın, bu tabakları Şeray'la ortak söyledik, yani hepsini yemedim!:)
Ama tattıktan sonra farkettim ki, hepsini de rahatlıkla yiyebilirmişim:))))
Sac katmerinin içine sütün üzerinden toplanan kaymak ve şeker koyuyorlar..
Lezzeti inanılmaz ama kalorisi hakkında hiçbir fikrim yok:))))
Fotoğrafı çektiğim yer Kuzey Kıbrıs.
Tam karşısı, yani beyaz kulübelerin olduğu yerden itibaren Güney Kıbrıs..
Yani sınır kapısındayız..şaka gibi değil mi?:)
O beyaz kulübeler de pasaport kontrol.
Kıbrıs şehirlerinin en güzel yanı, merkezlerindeki binaların güzelliği..
Ama ne garip ve yazıktır ki, binaların büyükçe bir bölümü boş, içinde yaşayan yok..
Şansımıza Lefkoşa merkezde o gün "Klasik Otomobil Sergisi" vardı.
Bol bol eşimin kulaklarını çınlattık:)
Eşimin merakından size birkaç kez bahsetmiştim:)
Eşimin çocukluğunda kayınpederimin kullandığı Citroen 2CV ile de bir hatıra fotoğrafı çektirmek istedim:)
Burası Lefkoşa'daki Selimiye Camii.
Eskiden Aziz Sofya Katedrali'ymiş.
Lefkoşa'da bir sokak..
Ah bu dükkana bayıldım ancak ne yazık ki kapalıydı, içeriyi gezemedim:(
Kısmetse bir dahaki sefere..
Sonra yolumuz kızkardeşimle buluşmak üzere Girne'ye düştü.
Burası Kıbrıs'ın en ünlü restoranlarındanmış.
Konumuna aşık olarak, Eziç Restorant'ın yolunu tuttuk.
Ben tabii yine seçimimi yerel lezzetten yana yapıp, Kıbrıs'a has Şeftali Kebabı yedim.
Kebap o kadar doyurucu ki, yanında ikram edilen pilav ve diğer karbonhidratları yemenize gerek bile kalmıyor.
Şeray bizi Girne'ye birkaç kilometre uzaklıktaki Bella Pais'e (güzel ülke anlamına geliyor) götürmek istedi.
İyi ki gitmişiz, hayatımda gördüğüm en güzel köylerden biri..
İşte bu da benim gelecekteki evim:)
Yorgunluktan bitmiş vaziyette Mağusa'ya döndük.
Geçen seyahatimdeki Mağusa fotoğraflarını bulamadım, bir dahaki sefere artık..
Şeray'ın Mağusa'daki huzur dolu evinden birkaç kare..
Herkese güzel bir hafta, güzel haberler, güzel muhabbetler diliyorum!
Sevgiler:)

3 yorum:

  1. selam canım ben kk dan 8 takımdan arkadasın newlife35
    nekadar güzel fotoğraflar bunlar ayşecim inan çok keyıf aldım bakarken uzun süredirde takıp edıyorum blogunu
    inşallah bizede nasip olur oraları görüp gezmek keyıflı bir gezi oldugu her resımden ayrı ayrı belli oluyor

    YanıtlaSil
  2. Selam:)
    Fotoğrafları beğenmene çok mutlu oldum,çünkü çok gelişigüzel çekiyorum, biraz teknik öğrenmem lazım:))
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. oh oh maşallah hem tatlı anlatmışsın hem ne hoş fotolar hem de acıktırıcı.
    ne güzel bişi gezmek hem de böle en yakın arkadaşlarınla.
    :)

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email