5 Temmuz 2013 Cuma

, ,

Mavi dünya

Aslında bugün sizlerle balkonumun fotoğraflarını paylaşmak istiyordum ama bir an için haftasonunun gelip çattığını farkettim, bugünkü yazı program yapacaklara bir alternatif olsun istedim. 

Antalya'ya tatile gelenler, gelecekler ve Antalyalılar için güzel bir kaçamak olacağını düşünüyorum. Üstelik İstanbul'da yaşayanlar için benzerleri de mevcut..

Hani Amerikan filmlerinde gösterip dururlar, kapalı bir mekan, sanki okyanusun içinde gibisiniz, köpekbalıkları başta olmak üzere tüm deniz canlıları size selam veriyor..

İşte böyle filmlerde bakar bakar söylenirdim "bizde neden böyle bir yer yok?diye..Sanırım beni duydular, birkaç sene önce İstanbul Forum AVM'de Turkuazoo'yu açtılar. Galiba açıldığı ilk aydı, denk geldi, gittim, eksikler vardı o zaman ama buna rağmen beğendim.

Ve geçen yaz Antalya'nın da akvaryumu hizmete girdi. Yalnız İstanbul'daki Turkuazoo'dan çok daha güzel ve büyük.. Açılış için davetiyemiz vardı ancak daha arabayı parkeder parketmez -park yeri bulma konusunda fena şanslıyımdır!:)- sadece bahçedeki kalabalığı görünce içeri girmekten vazgeçtik, sonrasında da bir türlü gitmek kısmet olmadı.

İşte geçenlerde havanın çok sıcak olduğu bir gün soluğu Akvaryum'da aldık. Antalya gibi sıcak bir yerde öğle vakti kapalı mekanlarda sıkılan insanlara çok güzel bir seçenek..yalnız bebeği/çocuğu olanların yanına ince bir battaniye/hırka gibi şeyler almasında fayda var..

Akvaryum'un dışarıdan görünüşü..


Her deniz ve okyanusa ait balık ve deniz canlısı -sadece Kızıl Deniz henüz hazırlanmamıştı- görmek mümkün..

Her bir akvaryumun dekoru muhteşemdi, beğenmediğim neredeyse olmadı diyebilirim..tüm dekorları İtalyan heykeltraş Gulio Debenedetti Güney Afrika'da üretmiş.

Evet yanlış görmediniz, tanklar içerisinde araba da var, hatta uçak enkazı da..büyüklüğü siz düşünün.. 
Balıkların pekçoğu -Müren hariç, çok ürkütücü geldi bana:/- büyüleyiciydi, hayranlıkla izledim..
Köpekbalığı oldukça fazlaydı, muhteşem görünüyorlardı.. Tabii ki çocukluk travmamızda büyük etkileri olan Jaws'ı da anmadan geçemedik:))
Dalgıçların köpekbalıklarını besleme zamanına denk geldik -saat 12.00'de yapılıyor- harikaydı
Selim Efe umursamadan bisküvilerini yemeye devam etti:))
Antalya Akvaryum'un devasa bir tüneli var...Sonradan öğrendim ki, dünyanın en büyük akvaryum tünellerinden biriymiş.
Çıkışta bir okul grubuyla karşılaştık, bir ilkokul çocuğunun getirilebileceği en güzel yerlerden biri..kendinden büyük çocuklarla takılmayı seven Selim Efe de hayranlıkla onları takip etti:)
Burada akvaryumların yanısıra, büyük bir alan içerisinde Kar Dünyası da var. -5 derece olan bu dünyada iglolar, kar kaydırakları falan varmış ama biz Selim Efe'nin hasta olabileceğini düşünüp -girişte ücretsiz kıyafet dağıtıyorlar ama yine de emin olamadım- kar keyfini bir başka zamana bırakmayı yeğledik.

Herkese nefis bir haftasonu diliyorum!
Sevgiler

0 yorum:

Yorum Gönder

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email