9 Nisan 2013 Salı

, ,

Haydi sofraya!

Önceden de bahsetmiştim, yemek masamdan hiç memnun değilim.
İstediğim ebatlarda masa bulamayınca, evimin en yakınındaki marangoza koşmuştum..halbuki insan bir araştırır, nasıl iş yaptığına bir bakar..
Sonuç mu? Benim istediğimden çok daha farklı ve zevksiz birşey çıktı ortaya:( 
Katlanabilen bir masa da değil...şimdi şöminenin tam karşısına konuşlandığı için, o koskoca, heybetli haliyle duruyor ortada, o şöminenin kenarına bir berjer bir puf koymama da izin vermiyor ya, sinir oluyorum kendisine..:/

Geçenlerde tam değiştirmeye karar vermiştik ki, Selim Efe defterini bulamayınca, sanata olan sevgisini ve tutkusunu orta sehpamızda somutlaştırmaya kalkışmış:)) Mutfaktan salona geldiğimde, defteri kendisine vermem için artık çok geçti :))


Azıcık azimli olup ta, geçen sene niyetlendiğim ahşap boyama kursuna gitseydim, belki bu sehpa için ivedilikle bir çözüm üretilebilirdi:) Ancak şimdilik beklemede, kendisi için bir formül düşüneceğiz..
Tabii durum böyle olunca, biz yemek masası planını bir süreliğine erteledik. Bizim oğlan biraz laftan anlamaya başladığında bu tip alışverişler yapmanın daha uygun olacağını düşünmeye başladık.

Fakat sevgili okurum Betül'ün yemek masasıyla ilgili talebini unutmuş değilim:) Zaten "kış kurabiyesi" tarifimi de bulamadım, kendisine mahçubum, en azından yemek masası araştırmasında yardımcı olayım dedim:) Hem bana da fikir olur..

Tecrübelerime dayanaraktan söylüyorum: bir yemek masası kesinlikle katlanabilir türden birşey olmalı. Benim salonum hatırı sayılır bir genişlikte olduğu halde yine de zorlanıyorum:/
Modeli ise size kalmış..ister modern, ister klasik, ister country..her zevke göre yemek masası bulmak mümkün..

Benim istediğim masa şu tarzda birşey..
Hem rengine bayıldım, hem de katlanıp küçülebiliyor..e daha ne olsun?:)
Şu anki sandalyelerimle bile uyum gösterir diye düşünüyorum. 
Benim sandalyeleri hatırlarsınız
Zaten sandalyelerime kıyamam, eşimin çocukluğundan kalma..Sadece kumaşından memnun değilim, akılsızlık edip kolay silinebilen, leke tutmayan kumaşlardan almadım, şimdi su bile dökülse leke kalıyor:/ Önümüzdeki zamanlarda sanırım döşemelikleri yeniden değiştireceğim.


Lekelenme demişken, bu tip kılıflar da çabuk lekelenen döşemeliklere çözüm getirebilir, pek sevdim!:)


Country tarzı masaların yeri ayrı bende..
İlk görseldeki sandalyeler çok hoşuma gitti.



Bu biraz benim şu anki mevcut masama benziyor..


Eğer deniz kıyısında küçük bir kasabada yaşıyorsanız bu tip masalar sizin için ideal!
Bu benim en sevdiğim tarzlardan biri..
Hali hazırda bir köyde -Antalya'ya eşimle grand village/büyük kasaba diyoruz:)- yaşadığım doğru ancak beni ancak memleketim paklar, emekli olunca Ege'ye dönmeliyim ben:)






Her ne kadar klasikler iç karartıcı gibi görünse de, açık renk mekanlarda ve açık renk tekstillerle çok şık durabilirler..







Merak etmeyin, modern sevenleri unutmadım:)





2 gündür bu şarkı dilime pelesenk oldu -en azından geçen hafta dilimden düşmeyen Pepee şarkılarından iyidir:)- sizlerle de paylaşmak istedim.
Keyifli bir gün geçirmenizi diliyorum!:)
Sevgiler



6 yorum:

  1. Ayşecim,
    Yazılarını nasıl özlemişim!Yemek masası fikirlerine benim de ihtiyacım vardı, ne güzel oldu.. Benimki katlanabilir dizayndaydı fakat birkaç hafta önce alakasız iki yerinden kırıldı!Öylece duruyor,eşim demonte etti.Bakalım ne olacak..
    Senin görsellerinde country masaya bayıldım.Dekupaj deniyor sanırım,o teknikle yenilenen herşeye bayılıyorum.Fırsat bulsam o kursa da ben gitmek isterdim.
    Öperim canım

    YanıtlaSil
  2. Ben de seni özledim Şebnem!:) Yeniden hoşgeldin!:)
    Bizim oğlanlar aynı yaşta, biraz daha idare et derim:) Ama bu modellere göz atmak hepimize iyi gelecek sanırım ;)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Selam,
    O orta sehpayı senin oğlan boyamış ya, sakın elleme dursun öyle ,harika bir hatıra olur,Hatta üzerinde biraza daha çalışsın. Eşya değiştirme konusunda çocuklar iyice büyüyüne dek değiştirme eşyalarını derim ben. E bildiğim vardır herhalde değil mi?:)))

    YanıtlaSil
  4. Rehber selam:)
    (Öteki türlüsü çok uzun geliyor:)))
    Zaten şu an elleme gibi bir şansım yok, sanayiye gidip boyatmam lazım..burada yaşayan keyfine düşkün ustaları düşünürsek, bir çekmece için sinir harbi yaşayıp, beynimdeki nöronları yakmak istemiyorum:))
    Evet evet ben de biraz daha zaman geçsin diye bekliyorum, gerçi çok tepelere tırmanan bir çocuk değil ama belli mi olur, huy değiştiriverir:))
    Bu cümlelerin tecrübeyle sabit olduğuna hiç şüphem yok;)Sadece kaç çocuğun olduğunu kestiremedim:))

    YanıtlaSil
  5. Ayşe,Güzel şeyler rehberi;
    Ben kendimden de örnek vereyim:okuma yazmayı yeni öğrenmişim herhalde o hevesle her yere yazıyorum.Annem mutfaktayken nereden bulduysam pergel bulmuşum,hani sabit kalan o sivri demirli ucuyla kazıyarak kocaman yemek odasının bütün kapaklarına koca koca harflerle yazılar ve komşularıyla birlikte ülkeleri de yazarak Türkiye fiziki harita çizmişim.
    Şimdi düşünüyorum da... o sahneyi gören annemi şimdi daha iyi anlıyorum..
    :))
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  6. hahahahahahahaha iyiymiş bu :D

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email