16 Nisan 2013 Salı

, , ,

Yaşayan tarih

Geçenlerde size aramızda "fayans" olarak andığımız seramiklerden bahsetmiştim...
Pek te sıradan değildiler, bilhassa yurtdışındaki değişik örnekleri sizlerle paylaşmak istedim, çok renkli, nefis şeyler vardı..
Ama madem konu renk, madem gözalıcı mavilere, kırmızılara, yeşillere takılıp duruyoruz, o zaman bizde alası var!
Evet, İznik Çinisi'nden bahsediyorum!:)

Bursa Yeşil Camii, Süleymaniye ve Selimiye gibi muhteşem eserlerde gördüğümüz İznik Çinileri 14. YY'da ortaya çıkmış. Fakat ne yazık ki 18.YY başlarında sarayın desteğinin azalması sonucu İznik'te üretim durmuş, atölyeler kapanmış...Allahtan, Kütahya'da çini üretimi devam etmiş. Fakat, Kütahya'da üretilen çiniler, İznik'in saray için ürettiği üstün nitelikli çinilerden biraz farklıymış, bunlar daha çok halka yönelik, gereksinimleri karşılayacak ölçüde çinilermiş.

Ne mutlu ki, 80'li yılların ortalarında kimi ustalar İznik'te biraraya gelerek bu sanatı canlandırmaya gönül vermişler. Şimdilerde bu atölyelerde klasik İznik çinilerini yeniden bulmak mümkün..(o atölyelere gitmek nasip olsun inşallah!:)) Ayrıca 90'lı yıllarda Uludağ Üniversitesi'ne bağlı "Çini İşletmeciliği Programı" eğitimine başlanmış..sevindirici bir hamle..

İşte Bursa Yeşil Camii
Çinilerin muhteşemliğine bakar mısınız..
İşte bu da Edirne Selimiye Camii..
Buradaki çinilerin bir kısmı ne yazık ki çalınmış..
Sözkonusu çinilerin St. Petersburg'taki  Hermitage Müzesi'nde olduğu sanılıyor.
Bu müzeden size daha önce de bahsetmiştim; hani tarihteki ilk halı olduğu sanılan Pazırık Halısı da bu müzede..
İşte bu da Londra'daki British Museum'da sergilenen bir tabak..
Şener Şen'li Türkan Şoray'lı "İkinci Bahar'ı hatırlar mısınız..
Benim en keyifle izlediğim dizilerden biriydi..
Eğer diziyi hatırlıyorsanız, bu müzik size yabancı gelmeyecektir:)

Herkese hasarsız, yağmursuz, keyifli bir gün diliyorum!:)
Sevgiler:)


Sizi İznik'ten çıkan bu muhteşem desenlerle başbaşa bırakmak istiyorum..

7 yorum:

  1. Ayşecim biliyorsun biz bursalı inegöllüyüz,ancak babamın teyzeleri iznikte yerleşmişler ve iznik bizim çok sık gittiğimiz bir yerdi ben orada yaşarken.hatta uzak küçük kuzenim orada çinicilik okudu ve bu mesleği devam ettiriyordu..iznik çinisi ile kütahya çinisi çok farklıdır desen ve yapı olarak..ben ikisini de kendi yerlerinde çok kez inceledim..
    iznikteki tarihi yapılar mutlaka görülmeye değer bunu da belirteyim.
    Bursa yeşil camiisinin; hem camiiye hem semte adını veren o göz kamaştırıcı ve fotoğraflarda doğru yansımayan doğal bitkisel boyalarla yapılmış "yeşil" rengi "muh-te-şem"dir.ben camiinin çinilerine uzun uzun baktıktan sonra "iyi ki yağmalanmamış bunlar" demiştim:)umarım iyi korunurlar hep..
    Edirne Selimiye çinileri de işçiliği muhteşem çiniler..İnşallah birkaç hafta içinde Edirne'ye tekrar gezmeye gideceğiz,hem selimiye hem aynalı çarşı hem de dillere destan tava ciğeri yemeye(gurmeyim diyen bu ciğeri Edirnede yemeli).tıpkı İnegöl köftesinin mutlaka İnegöl'de yenmesi gerektiği gibi..taklitleriyle alakaları yok çünkü..
    Laf nereden nereye geldi uzayınca.. :)
    Öperim.Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Canım ne güzel anlatmışsın ya..
    Ben Bursa'da sadece Ulu Camii'yi görebildim, vaktimiz yoktu..eşim -o da eski Fransızca rehberi- Ulu Camii'yi anlatırken "Ayşe Yeşil Camii'yi de görmelisin ama vaktimiz yok şu an" dediğinden beri aklımda oralara tekrar gitmek..Ben de Yeşil Camii'nin fotoğraflarına baktığımda gerçek rengi olmadığını anlamıştım, çünkü Ayasofya'daki çiniler de İznik ve renkleri muhteşem..

    Çini (bir de porselen) başka bir dünya, bende tutku halini aldı, çok seviyorum..ileride koleksiyonunu yapmayı çok isterim.

    Edirne'ye gittiğimde bahsettiğin tava ciğeri yemeye gideceğim, çünkü çok severim!:)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bursaya gittiğiniz zaman tavsiye edeceğim başka yerler de olur aslında :)
      Edirnedeki en ünlü tava ciğerci alipaşa çarşısı çıkışında bir sokakta esnaf lokantası tarzı bir yer(yukarıya alipaşa yerine aynalı çarşı yazmışım yanlışlıkla,orası da çok güzeldir demek ki çanakkale yine çağırıyor,oraya da gitme zamanımız gelmiş:)
      Galiba karnım acıktı tava ciğerini yazdıkça:))
      Sevgiler

      Sil
  3. Valla gideceğim zaman sana sorarım yemek konusunu o zaman:)
    Benim de karnım acıktı! Galiba yine kaçamak yapacağım://

    YanıtlaSil
  4. smyrne talya ve şebnem merhaba,
    İznik çinilerini ben de çok beğeniyorum.İzniğe bir kaç kez gitme şansım oldu, İznik Yeşil Cami muhteşem, çevresine huzur yayıyor adeta. Yakınında bir çay bahçesi var bıraksan on gün otururum:)) o derece.
    Bursa ayrı hikaye zaten.
    Edirne'ye ise iki hafta önce gittik, etkisi yoğun ara ara aklıma geliyor.
    Eski ve Üç Şerefe'li Cami'nin görsellerini instagramda paylaştım.
    Edirne ciğeri nefisti, arnavut biberini ise değişik bir işlem uygulanmış ki muhteşemdi.

    YanıtlaSil
  5. Rehber selam:)
    Ben İznik'e hiç gitmedim çok merak ediyorum..ama bugüne dek gidenlerden hep güzel dönüşler alıyorum..bu da beni ileriki zamanlarda yapacağım seyahat için heyecanlandırıyor!
    İnstagram hesabın "güzelşeylerrehberi" mi?
    Benim adım Ayşe bu arada :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Evet instagram hesabım güzelşeylerrehberi. Adının Ayşe olduğunu biliyorum ama Smyrne demek hoşuma gidiyor. Bı Smyrne'nin de bir hikayesi oldu, yeri gelince anlatırız.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email