24 Eylül 2013 Salı

, ,

Joyeux anniversaire a moi!*

İtiraf ediyorum: şimdilerde şiiri çok sık okumasam -ve hatta sıkılsam da:/- da, bir zamanlar ben de şiirle epey haşır neşir olmuştum.

Hayır, hiç yazmayı denemedim ama Ümit Yaşar'dan Orhan Veli'ye, Attila İlhan'dan Özdemir Asaf'a, Bedri Rahmi'den Can Yücel'e, Cemal Süreya'dan Edip Cansever'e pekçok şairin şiirlerini etkilenerek  okumuşumdur..

Bu sıralar şiirle aram olmadığına oldukça bozulan kitap kurdu kardeşim Melis te boş durmayıp, bu konuyla ilgili bir blog açtı!:) tık tık

Neyse..
Lise öğrencisiydim.
Her lise öğrencisi gibi, benim de başımda kavak yelleri esiyordu.
İşte o zamanlar bir şiir okudum, hayatım boyunca sanırım en sevdiğim şiir oldu..

Bir makalede -Hıncal Uluç'un makalesiydi- denk gelmişti, o dönem internet ya da gazetenin fotoğrafını çekeceğimiz akıllı, kameralı telefonlarımız olmadığından bir kağıda not etmiştim, o kağıdı hala saklarım..

Bugün benim doğumgünüm.
Doğumgünümde bu şiiri okumak istedim, gündelik koşturma içinde kimi zaman unuttuğum bazı noktaları bana yeniden hatırlatsın diye..

Şiir Arjantinli yazar ve şair Jorge Luis Borges'e ait.

ANLAR
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,  
İkincisinde, daha çok hata yapardım.  
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.  
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,  
Çok az şeyi  
Ciddiyetle yapardım.  
Temizlik sorun bile olmazdı asla.  
Daha çok riske girerdim.  
Seyahat ederdim daha fazla.  
Daha çok güneş doğuşu izler,  
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.  
Görmediğim bir çok yere giderdim.  
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.  
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.  
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.  
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.  
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.  
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.  
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,  
Gitmeyen insanlardandım ben.  
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.  
Eğer yeniden başlayabilseydim,  
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.  
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.  
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,  
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.  
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...  
ÖLÜYORUM...

Sahip olduklarıma bakıyorum da, bugün içim minnet ve şükran dolu..
Kıymetlilerimle, nice sağlıklı ve huzurlu yaşlar olsun bana..

Bu da hiç bıkmadığım, asla bıkmayacağım...


*Mutlu yıllar bana!(juayözaniverser a mua)



15 yorum:

  1. Ayşeciğim ailenle ve sevdiklerinle nicesine mutlulukla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şebnemcim, canım benim..
      Seninle hala tanışma fırsatımız olamadı ama yazdıklarından, tepkilerinden, bu blogu oluştururken her başım sıkıştığında el vermenden nasıl biri olduğunu az çok bildiğimden "canım benim" samimiyetini hoş görürsün umarım...:)
      İyi dileklerin için çok teşekkür ederim!
      Çok öpüyorum!
      Birgün biraraya gelip sohbet etmek dileğiyle..
      Sevgiler

      Sil
    2. Elbette diyebilirsin :) Hisler,bilmukabele...
      Daha önce de dediğin gibi keşke Antalya'ya geldiğimizde buluşmak üzere aradığımda telefonunu duyabilseydin de tanışsaydık..
      Ben de öperim doğum günü kızını :)
      Sevgiler

      Sil
    3. Kısmet değilmiş o gün..
      Ama bir dahaki sefere olacak, biliyorum :)
      Sevgiler

      Sil
  2. Happy birthday :)) ve kocaman kocaman sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşegül çok teşekkür ederim! Likya turu yapmaktan vazgeçmediyseniz ve buralara uğrarsanız mutlaka beklerim!:)
      Sevgiler benden..

      Sil
  3. Mutlu bir yılın hatta yılların ve yaşların olsun sevdiklerinle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seval selam,
      İyi dileklerin için çok teşekkür ederim!
      Sevgiler

      Not: Tavuklu makarnaya ben de bayılırım! Senin tarif muhteşem gözüküyor, deneyeceğim :)

      Sil
  4. Nice güzel yaşlara. Anda yaşamak, anda olmakla ilgili aklıma direkt japonlarin bu konuya verdikleri muthis onem geldi. Öyle boyle degil acayip bir an farkindaligi tasiyorlar. Onur Ataoglu nun Japon Yapmış ve Japon Ne Yapmış kitaplarini oneririm. Kiraz cicegi fotograflamaktan Japon bahçelerine, cay seremonilerinden havai fisek gunlerine..Onur un dedigi gibi, Japonlar uzaylidir. Sevgiler :-)

    YanıtlaSil
  5. Betülcüm sağolasın! :)
    Japonlar için doğumgünlerinin çok önemli olduğunu duymuştum. Bu arada eski müdürümün eşi Japon, hala görüşüyoruz:) Çok nazik, sevimli ve tatlı bir kadındır.
    Kitaba mutlaka bakacağım, çünkü her felaket sonrası toplumca aldıkları tavır beni dehşete düşürüp -dehşete düşüyorum çünkü biz asla birbirimize o kadar saygılı bir toplum olmayacağız:((- hayranlık uyandırıyor!
    Sevgiler benden Betülcüm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşeciğim, bana ev adresini göndersene. Yazarından imzalı göndermek istiyorum sana. betul.dogru.ozmen@gmail.com

      Sevgilerimle.

      Sil
  6. Doğumgünü şerefine şiir gelmiş buralara, bayıldım! :) Borges çok iyidir :)
    (Tekrar nice yaşlara!)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Melom, kızkardeşim benim..çok öpüyorum seni..

      Sil
  7. Bu yaşını aratmayacak daha nice güzel ve mutlu yıllar dilerim. Bu şiiri bende çok severim, canım sıkkın olduğunda çokça motive etmişliği vardır.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yastık selam:)
      Çok teşekkür ederim iyi dileklerin için!:)
      Sevgiler

      Sil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email