18 Eylül 2012 Salı

,

Önyargı Üzerine

Kabul edelim, çoğumuz ön yargılıyız.
Bu sadece bizim toplumumuza has bir durum değil, batılı toplumlarda da ön yargı mevcut. Hatta ünlü fizikçi Albert Einstein'ın ön yargıyla ilgili müthiş bir sözü var: "insanların ön yargılarını parçalamak, bir atomu parçalamaktan daha zordur".

Kerevizin kokusundan dolayı ayıptır söylemesi harika yaptığım kereviz çorbasına "ben sevmem" tepkisini gösteren yeğenime müdahale etmesem, belki de hiçbir zaman bu harika tadı bilmeyecekti..Bir yemeği tatmadan, onu sevip sevmeyeceğimizi nasıl anlayabiliriz ki? 


Geçenlerde bir yerde okumuştum: bir kadın düşünün..8 çocuğu var ve hepsi özürlü..üstelik kadın frengi hastası ve yeniden hamile..ona ne önerirdiniz? Kürtaj olmasını, değil mi? Eğer bu kadın o zamanlar kürtaj yolunu seçseydi, biz şimdi Beethoven gibi bir dahiden mahrum kalacaktık..


Dış görünüş olayı ise ayrı bir konu zaten:-) Bizim sevdiğimiz gibi giyinmeyen, farklı bir tarzı olan ya da bakımsız, kötü görünen herkese tu kaka yapıp, ilk gördüğümüz an notunu veriyor ve çoğu zaman da bir daha asla görüşmeme yolunu seçiyoruz. Farkında değiliz ama o ilk görüşmedeki ön yargımızdan dolayı, belki de müstakbel eşimizi ya da en iyi dostlarımızdan birini kaybettik:-)


Bir hikaye vardır, çoğumuz biliriz..


Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması için dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz.


Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Birkaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak zorunda kalır.


Gelincik ile bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Eve geldiğinde gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı..Tam o sırada, içerideki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya gider ve odada beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında parçalanmış olan yılanı görür. 

Bu önyargı konusu ner'den çıktı? Geçenlerde tesadüfen bir videonun tekrarını izledim, önceden de birkaç kez izlemiştim ancak o an izlediğimde içimden "ya bu önyargı ne kadar kötü birşey, iyi ki kadıncağızın kendini ispatlama fırsatı vardı" diye düşündüm..Ama tabii bu videodaki kadın çok şanslı, kendisine ikinci bir şans verilmeyen o kadar çok kişi var ki..

3 yorum:

  1. nefis bir yazı canım , eline emeğine sağlık...
    -"İnsanlar kıyafetleriyle karşılanırlar, bilgileriyle ağırlanırlar, konuşmalarıyla uğurlanırlar."
    önyargılı olmak dışında ilk intiba ile ilgili dokuz eylül'deki çok değerli bir hocamın derste anlatırken beynime kazınan ve hayatımda hep ışık olmuş düsturumu da yazayım:

    -"İYİ BİR İLK İNTİBA İÇİN ASLA İKİNCİ BİR ŞANSINIZ OLMAZ..."

    sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Susan Boyle ile tanışmamı sağladığınız için çok teşekkür ederim. "It is a complete privilige listening to that." Aynı fikirdeyim.

    YanıtlaSil
  3. Rica ederim!
    Evet, böyle sesler dinlemek gerçekten ayrıcalık..

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email